Tire büyüyor. Bunu görmek için istatistik tablolarına bakmaya gerek yok aslında. Sabah okulların önünden geçmek yeterli. Servisler üst üste, veliler telaşlı, okulların önünde uzun araç kuyrukları... Bu manzara artık istisna değil, gündelik hayatın kendisi.

Tarımın, turizmin, sanayinin sürekli bir gelişim gösterdiği Tire yerinde sayan bir ilçe değil. Üretiyor, çekiyor, büyüyor. Ama kabul edelim, eğitim altyapısı aynı hızda büyümüyor. Özellikle ilkokul ve okulöncesi meselesi artık görmezden gelinecek bir başlık değil.

Bu konuda daha önce de yazdım. Üç kez dikkat çekmeye çalıştım. Şimdi dördüncü kez yazıyorum çünkü sorun ortadan kalkmadı, tam tersine daha görünür hale geldi. Sınıflar dolu. Kontenjanlar sınırlı. Öğrenci atama sistemi, yöntem ve teknikleri bu sıkışıklığı, yığılmayı açacak yeterlilikte değil. Eğitimde ilk basamak olan ilkokulda böyle bir sıkışıklık yaşanması, ilçemiz adına geleceğe dair ciddi bir uyarı aslında.

Tire’nin artık yüksek kapasiteli bir pilot okula ihtiyacı var. Küçük çözümlerle, geçici düzenlemelerle, birkaç derslik ekleyerek, mevcut binaları zorlayarak nereye kadar gidebiliriz? Nüfus artıyorsa, planlama da artmalı. Komşu ilçelerde kurulan pilot okullar ortada. Demek ki mümkün. Demek ki model var. Demek ki mesele istemek ve öncelik vermek.

Şunu da net söylemek gerekiyor. Bu ihtiyaç özel öğretim girişimleriyle çözülecek bir mesele değil. Ya da yerel yönetim iştiraklerinin omzuna bırakılacak bir yük hiç değil. Eğitim kamusal bir sorumluluk. Hele ilkokul söz konusuysa, bunun başka bir adresi yok. Çözümün adı da yöntemi de kamusal olmak zorunda.

Tire üretirken, büyürken, yatırım çekerken çocuklarının temel eğitiminde sıkışmamalı. Bu mesele siyasi tartışmaların üstünde bir yerde durmalı. Çünkü konu beton değil, konu bina değil, konu çocukların yarını.

Dördüncü kez yazıyorum. Belki beşinciyi yazmak zorunda kalmam. Ama şunu biliyorum; bu ihtiyaç ertelenerek ortadan kalkmayacak. Görülmesi, kabul edilmesi ve gereğinin yapılması gerekiyor. Tire artık bunu hak ediyor.