Vahdettin hain değildi diyenlere şu soruları sormak istiyorum:
1. M. Kemal ve arkadaşlarını vatan haini ilan edip, şeyhülislamdan aldığı “Kanları helal, malları haramdır.” fetvası ile idama mahkûm etmesini, fetva örneklerini İngiliz uçakları ile yurdun her yanına attırmasını, halkı kışkırtmasını Vahdettin’in Kurtuluş mücadelesini destekleyen bir davranışı olarak mı görüyorsunuz? Hiç düşünmedi mi? “Ben halifeyim. Halkım ben ne dersem inanır. Anadolu’nun cahil halkını “Din elden gidiyor.” diye kışkırtırsam, oraya vatanı kurtarsın diye gönderdiğim M. Kemal’in durumu ne olur.”. Sen halkın din duygularını sömür, halkı kM. Kemal’e karşı kışkırt, ondan sonra da seni destekliyorum de. Böyle saçmalık olmaz.
"VAHDETTİN BİLMECESİ - 1" yazısını okumak için tıklayınız!
2. Vahdettin’in Sevr’in imzalanmasından haberi yokmuş. Hiç olacak şey mi? Bir Osmanlı heyeti, padişahtan izinsiz, habersiz gitsin, Sevr’i imzalasın. Peki, Saltanat Şurası’nı kim kurdurdu? Orada Sevr Antlaşması taslağını kim görüştürdü? Bu antlaşmayı kabul edenler ayağa kalksın, deyip ilk önce niye kendisi ayağa kalktı? Saltanat Şurası adı altında padişahça oluşturulan(45 kişi) uydurma mecliste Sevr’e bir tek kişi karşı çıkmıştır. O da Topçu Ferik(general) Rıza Paşa. Aslında Padişah ve Hükümeti varlığını sürdürmek için, barış antlaşmasını bir an önce imzalayıp Anadolu hareketini sona erdirmek istiyordu. Vahdettin gibi önce Allah’a, sonra İngilizlere güvenen, onlardan 15 yıl için manda talep eden bir kişinin, son derece cesaret ve kararlılık isteyen, Anadolu’daki Kurtuluş hareketini gizlice desteklediğine inanıyor musunuz?
3. Vahdettin madem suçsuzdu, Milli Mücadeleye destek vermişti de neden apar topar Malta’ya kaçtı? Suçsuz olan haklılığını kanıtlamaya çalışır, kaçmaz. Kaçan suçu kabullenmiştir.
4. Atatürk 8 Temmuz'da askerlikten istifa etmek zorunda kaldığında kendisine ''Paşa git yurdu kurtar'' diyen Vahdettin ne yapıyordu? Yanıtını vereyim. Geri çağrılıp görevinden alındığı bildirilmişti.
5. “Yurt dışında aç ve sefil halde öldü!” diye ağıtlar yakılan Vahdettin’in yurt dışında servetini tüketmesinin nedeni,  yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Atatürk’e karşı bazı hıyanet projelerine paraca destek olması yüzündendir. San Remo’da kaldığı yıllarda Vahdettin, kendisini ziyaret eden Vehip Paşa, Gümülcineli İsmail ve eski İç İşleri Bakanlarından Mehmet Ali Bey’e “Atatürk’ün hakkından gelmeleri için” 2000 İngiliz lirası vermiş, ayrıca San Remo’da kaldıkları sürece onların bütün masraflarını karşılamıştır.
6. Vahdettin ve Damat Ferit Paşa’nın İngiliz Muhipler(Sevenler) Derneği’ne üye olmasını nasıl açıklarsınız?
Sonuç olarak: Atatürk’ün Anadolu’ya gönderilmesi vatanı kurtarması için değil, Samsun bölgesinde güvenliği sağlamak, bölgedeki Türkleri kontrol altına alarak Rumlara yapıldığı iddia edilen saldırıları önlemek, böylece İtilaf devletlerinin Samsun’u işgal etme tehditlerine son vermek içindir.
M. Kemal, görevinin dışına çıkınca geri çağrılır, istifa etmesi üzerine Vahdettin ve İstanbul Hükümeti Ulusal Mücadeleyi yok etmek için İtilaf Devletlerinin desteğiyle her yola başvurur. Mustafa Kemal ve arkadaşları vatan haini ilan edilir, idam cezasına çarptırılır, din elden gidiyor denilip cihat çağrıları ile isyanlar körüklenir. İtilaf Devletleri ile hiçbir zaman yürürlüğe girmeyen, vatanı düşmanlara sunan Sevr Antlaşması’nın imzalanmasında hiçbir sakınca görülmez.
Padişah Vahdettin, ülkede etkinliğinin kalmaması ve Türk ulusunun kendisinden hesap soracağı düşüncesi ile 17 Kasımda İstanbul’daki İngilizlere sığınıp yurdu terk etmek istediğini bildirir. Aynı gün bir İngiliz savaş gemisi ile İstanbul’dan ayrılıp Malta’ya gider.
Vahdettin yalnız kaçmakla kalmaz, Malta’dan Hicaz’a geçip İslâm ülkelerine halifeliğini kabul ettirmek ister. Ancak hiçbir İslam ülkesi bunu kabul etmez. İngiltere de bundan yararlanıp, halifenin kendi koruması altında olduğu propagandasına ağırlık verir. Amacı, hem Müslüman sömürgelerini elinde tutmak, hem de Lozan’ da TBMM heyetini güç durumda bırakmaktır. Ancak, Mustafa Kemal ve TBMM Hükümeti, bu oyunu halifeliğe Abdülmecit Efendi’yi getirerek bozar.
Kısaca buradaki asıl amaç, her alanda olduğu gibi M. Kemal Paşa’yı küçültmek, Vahdettin’i yüceltmektir. Yakın bir gelecekte “M. Kemal’in Kurtuluş Savaşı’nda hiç rolü olmamıştır. İngilizlerle birlik olup Vahdettin’i devirdi. Her şeye sonradan ortaya çıkıp sahiplendi.” derlerse şaşmayın.
Saygılarımla, hoşça kalın.