banner277
banner264

Köylüler, Kartal Dağı’nda RES’e karşı!

Aydın ve İzmir’de yapılması planlanan rüzgar enerji santrali (RES) projesi için Tire’ye bağlı Büyükkale Köyü’nde düzenlenen halkın katılım toplantısı, çevrecilerin ve köylülerin tepkisi üzerine yapılamadı. Toplantıya bizzat katılan Tire Belediye Başkanı Salih Atakan Duran da, köylülere çevrecilere destek verdi.

banner288

Ercan ÇELİK

Tire’ye bağlı Küçükkale ve Büyükkale Köylerinin sırtını yasladığı Kartal Dağı’nın da içinde yer aldığı RES projesi, köylüleri ve çevrecileri ayağa kaldırdı. Resmi Gazete ’de yayınlanan proje için ÇED süreci başladı. Bu kapsamda Tire’ye bağlı Büyükkale Köyü’nde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, firma temsilcileri ve köy halkının da katılacağı, halkın katılım toplantısı düzenlendi. Toplantı öncesi Büyükkale Köyü’nde bir araya gelen köylüler ve çevreciler, Kartal Dağı’nda yapılacak RES projesine tepki gösterdiler, eylem yaptılar.

Büyükkale Köyü’ndeki toplantıya Tire Belediye Başkanı Salih Atakan Duran, Başkan Yardımcısı Avukat Gökhan Hızlı, Kartal Dağını Koruma Platformu, Aydın Çevre ve Kültür Derneği, Çine Yaşam Platformu, Aydın Ekoloji ve Yaşam Platformu, Ege Çevre ve Kültür Platformu, Germencik Çevre ve Doğa Derneği ve çok sayıda vatandaş katıldı.

“YETTİ GARİ” DİYORUZ

Söz konusu projeyle ilgili açıklama yapan Kartal Doğu Koruma Platformu Üyesi Zeynel Aydın “Kartal Dağı’nı, insanlarımızı, çevremizi rahat bırakmıyorlar. Nefes almak istiyoruz. Yetti gari diyoruz. Madeni yasal mevzuata uygun olmadığı için durdurduk, dava devam ediyor. Fakat bugün de karşımıza RES çıktı. RES projesinin içerisinde gizlenmiş bir taş ocağı var. Üstelik önceki taş ocağından daha farklı ve tehlikeli olan patlatmalı ve gezici bir taş ocağı. Ne zaman, nerede neyi patlatacağı belli değil.

Bu proje Kartal Dağı içerisinde yapılacak. Projenin resmi gazetede yayınlanan sahası Çanakkale, Balıkesir, Aydın, Denizli ve Muğla olarak görülüyor. Ama ne gariptir ki projede İzmir görünmemesine rağmen, ÇED toplantısı burada yapılıyor. İzmir il sınırları içinde yer alan bölgeye 2 tane rüzgar tribünü dikilmek isteniyor. Bu tribünlerin bir tanesi arkeolojik sit alanının tam ortasında. Henüz sit ilan edilmedi çalışmaları devam ediyor ama egenin Nemrut’u gibi bir yer. Koruma altında tutulması gerekiyor.  O direği oradan iptal etmek zorundalar. Diğer direk de orman arazisi içinde.
Kartal Dağı’nda kızılçam ormanları var.  Burada yapılacak patlamalar ve taş ocağı benzeri çalışmalar, büyük tehlike arz ediyor. Ayrıca zeytin yasasına aykırılıktan iptal edilen taş ocağı da bu dağın neresinde yaparsanız yapın, zeytin yasasına aykırıdır. Bu projenin iptal edilmesi gerekiyor.” Dedi.

SABANCI AİLESİNE SESLENDİ

Projeyi gerçekleştirecek firmanın Sabancı ailesine ait olduğunu söyleyen Aydın, “30 başlık civarında bir itiraz oluşturduk. Bu itirazları umuyorum Sabancı ailesi görecektir. Doğaya vereceği tahribatı görecektir. Rahmetli Sakıp Sabancı’nın kemikleri sızlasın istemiyoruz. Böylesi güzel bir coğrafyanın içerisinde yapılacak bir tahribat, bizim yaşam alanlarımıza tecavüzdür. Bizi bırakın o doğada yaşayan türlerin göç etmesinin sebebidir. Bu da iklim krizine sebep olacak birtakım değişimlere hizmet edecektir.” dedi.

“BU BÖLGE, BİRİNCİ SINIF TARIM ARAZİSİ”

Tire’deki eyleme destek için katılan Aydın Çevre ve Kültür Derneği Başkanı Mehmet Vergili, “Bu coğrafya dünyanın birincisi sınıf tarım toprakları. Dünya, birinci sınıf tarım arazilerini korurken, biz vahşi madencilik, jeotermaller, rüzgar enerji santralleri, güneş enerji santralleriyle bu arazileri yok etmeye çalışıyoruz. Türkiye’deki zeytinin yüzde 55’i, kestanenin yüzde 55’i, dünyadaki incirin yüzde 80’i bu bölgede yetişiyor.  Elektrik enerjisine ihtiyacımız yok. Fazlası var. Türkiye’nin kurulu gücü 90 milyon megavat. Biz 42 milyon megavatını ancak kullanabiliyoruz. HES’e, JES’e, RES’e ihtiyacımız yok. Çok mu para kazanmak istiyorsun? Gidin bozkırlarda rüzgar bulduğunuz yerde yapın. Denizin içine yapın. Gelip de birinci sınıf tarım arazisine yapmak zorunda mısın?” dedi.

BAŞKAN DURAN “KARTAL DAĞI’NA SAHİP ÇIKIYORUZ”

Toplantıda konuşma yapan Tire Belediye Başkanı Salih Atakan Duran, “Kartal Dağı’na sahip çıkıyoruz. Kartal Dağı, şehrimizin en güzel noktalarından, ülkemizin doğal zenginliği ile belki de cennet köşelerinden biri olan bir bölge. Kartal Dağı üzerinde maalesef yakın zamanda birçok projeler gerçekleştirilmek isteniyor. Biz de sesimizin yettiği kadar, tecrübemizin yettiği kadar hukuki olanaklarımızı da sonuna kadar kullanarak, engel olmak istiyoruz. Ben inanıyorum ki burada bulunan hiçbir insanımız, yeşil enerjiye karşı değil. Rüzgar enerjisi, tabi ki olması gereken bir enerji kaynağı. Ama bu enerji kaynağının kurulduğu yer çok önemli. Gelişmiş ülkeleri incelediğimizde, genelde denizin orta noktalarına, rüzgarın hızını da dikkate alarak kurulduğunu görmekteyiz. Ama maalesef ülkemizde bizim ekolojik olarak çok zengin gördüğümüz bölgelerde bunların kurulmuş olduğu gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bu rüzgar enerjisi santrallerinin orta vadede ürünlerimize ne tür zararları olduğunu kestiremiyoruz. Tire Belediyesi olarak biz de yeşil enerjinin her zaman yanındayız. Hatta şu anki mevcut stadyumumuzun çatısına bir güneş enerji santrali projesi hazırlattık ve bunu imalat noktasına getirdik. Tarımsal bölgelerde güneş enerji santrali kurulurken bile marjinal tarım arazisi şartı arayan bakanlığımız maalesef konu rüzgar enerji santrali olduğunda bu ve benzeri şartları aramadığını üzüntüyle görmüş durumdayız. Bu konuda bakanlığın bizleri bilgilendirmesini istiyoruz. Devlet büyüklerimizden Kartal Dağı’nda bu gibi projelerin yapılmasını istemediğimizi belirtmek istiyoruz.”

“ORMANI YOK ETME PAHASINA BU İŞ OLMAZ!”

Tire Belediye Başkan Yardımcısı Avukat Gökhan Hızlı, “Yenilenebilir enerji kaynağı ile bu dünyanın hedefi ne? İklimi korumak. Peki iklimi koruyan ne? Orman. Ormanı azaltarak bu mücadele yapılabilir mi. Nasıl oldu da böyle bir hata yapıldı anlamıyorum. Başvuru dosyasından neredeyse orman kelimesi hiç yok. Şöyle yapmış Enerji Bakanlığı, anadoludaki rüzgar atlasına bakmış. Bu atlastaki rüzgarları enerjiye dönüştürelim diye bir ihale düzenlemiş. Bu ihaleyi de Enerjisa katılmış, şimdi buradaki rüzgardan enerji üretecek. İyi ama ormanı yok etme pahasına bu iş olmaz. Anayasamızın 169. Maddesi var. Diyor ki; ‘Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez.” Bu Türkçe cümle size ne anlam ifade ediyor?” dedi.

GÖKHAN HIZLI, SABANCI VURGUSU YAPTI

Hukuki mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceklerini ifade eden Hızlı, “Başvurucu Enerjisa. Biz Türk halkı olarak Sabancı ailesini severiz. Sakıp Sabancı’yı herkes hatırlar ve çok sever. Ben Enerjisa firmasının şimdiki sahiplerinin bu projeden ve projenin içindeki arazinin orman olduğundan haberlerinin olmadığını düşünüyorum. Kendilerine gidip rica edeceğiz. Burası orman diyeceğiz.”

TOPLANTI YAPILAMADI

Konuşmaların ardından Büyükkale Köyü’ne gelen bakanlık yetkilileri ve firma temsilcileri, köylülerin tepkisiyle karşılaştı. Tepki sonucu halkın katılım toplantısı yapılamadı. Köy kahvesinde taraflar arasında tutanak hazırlanarak imza altına alındı. Tire Belediyesi adına itiraz dilekçesi hazırlayan Başkan Yardımcısı Gökhan Hızlı, dilekçeyi bakanlık yetkililerine teslim etti.

Jandarmanın geniş güvenlik önlemi aldığı toplantı, olaysız sona ererken, halkın tepkisi ve itirazlara rağmen, firmanın projeye devam edip etmeyeceği merak konusu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner276