Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Tire’nin geleneksel lezzeti koruk şerbetinde sezon açıldı. Bağlardan özenle toplanan koruklar Işık Ailesi’nin elinde o meşhur şerbete dönüşüyor. Kentte yüzyıllardır tüketilen koruk şerbetine ilgi günden güne artarken, Tire’de üretilen enfes lezzet turizm bölgeleri başta olmak üzere yurdun dört bir yanına gönderiliyor. Yaz aylarında sıcaklara bağlı yaşanan halsizlik ve kurdeşen gibi rahatsızlıklara da faydası olduğu bilinen şerbet her koruktan olmuyor. Kaliteli ve lezzetli şerbet sadece yediveren koruğundan elde ediliyor.

“TALEPLERE YETİŞEMİYORUZ”

Eşi Mustafa Işık ile birlikte 40 senedir koruk şerbeti yaptığını belirten Lütfiye Işık, koruk mevsimi geldiğinde taleplere yetişemediğini söyledi. Işık açıklamalarını şu cümlelerle sürdürdü;

Kur’an’ın Manifestosu: “Yaşayan bir delil üzere yaşasın…” Kur’an’ın Manifestosu: “Yaşayan bir delil üzere yaşasın…”

Biz bu işi yaparken hiçbir zaman hile karıştırmadık. Şerbetlerimizde hiç katkı maddesi kullanmadık. Tamamen doğan yapıyoruz. Zaten bunun için çok seviliyoruz. Bizim için para kazanmak ikinci planda. Tire’nin geleneğini düzgün bir şekilde yürütmek istiyoruz. Bazı insanlar bu şerbeti yaparken koruyucu tatlandırıcı kullanıyor. Biz bunların hepsini reddediyoruz. Doğal olmasından yanayız.

“COĞRAFİ İŞARET İSTİYORUZ”

Lüfiye Işık, yöreye özgü olan koruk şerbetinde coğrafi işaret alınmasını istiyor. Coğrafi işaretin Tire adına çok önemli olacağını vurgulayan Lütfiye Işık,  “Geçen yılda bu konuda bir haber yapmıştık. Benim koruk şerbetiyle ilgili tek isteğim Tire’ye koruk şerbetiyle ilgili coğrafi işaret alınması. Bu şerbetin Tiremize özgü olduğunu herkes bilsin istiyorum.” Dedi.

Editör: Ergün Çelik