banner277
banner264

“Hayır” için seferber oldular

CHP’liler, köylerde hayır çalışmalarını sürdürüyor.

banner288
“Hayır” için seferber oldular
banner291

“Önce Türkiye” sloganı etrafında toparlanan Cumhuriyet halk Parti’sinin Tire’deki önde gelen isimlerinden Eski Bakan Halil Çulhaoğlu, Büyükşehir Belediye Meclis üyelerinden Mustafa Güngör ve Necmettin Uçmaz CHP Eski İlçe Başkanı Şenol Sardoğan  ve daha önce görev yapmış tecrübeli bir çok partilinin  ve Gençlik kollarının önderliğinde toparlanan platform referanduma sayılı günler kala çalışmaları hızlandırdı. Geçtiğimiz hafta içinde Büyükkale, Eğridere, Işıklı ve Kurşak köylerini ziyaret eden platform buralarda “Neden Hayır”ı anlattı. Çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulunan tecrübeli siyasetçiler şöyle konuştular:


HALİL ÇULHAOĞLU
“Türkiye’nin hakkettiği demokrasiye kavuşması lazım hep beraber Türkiye’nin birliği ve beraberliği için katkı vermemiz lazım bu nedenle kutuplaştırıcı bir Türkiye değil birleştirici ve uzlaştırıcı bir Türkiye yaratmamız lazım herkesin vatandaşlık görevini yerine getirmesi ve 16 nisan günü sandığa gitmesi gerekir ve sandığa giderken bir rejim değişikliğini oyladığımızı ve eğer bu tasarı geçerse Türkiye’nin geri dönülmesi zor olan bir yola gireceğini de unutmaması lazım.”  


MUSTAFA GÜNGÖR
“Bu mesele parti meselesi değildir bizler çocuklarımızın geleceği için Türkiye’nin geleceği için elimizi taşın altına koymamız gerektiğinin farkındayız ve bu yüzdende Mustafa Kemal Atatürk’ün bize en büyük emaneti olan cumhuriyeti yaşatmak için hayırın kazanması için elimizden gelen ve gelenin fazlasını yapmaya devam edeceğiz bu yüzdende bütün vatandaşlarımıza açık çağrımdır gelin hep beraber 16 nisanda sandığa gidip ülkemizin kaderinin tek adama bırakılmasına hayır diyelim.”


NECMETTİN UÇMAZ
Bu referandumda cumhuriyet rejimini oylayacağız. Yani kısaca cumhuriyet rejimini değiştirmek istiyorlar. Cumhuriyet rejiminin değiştirilmeye çalışılması demek çocuklarımızın geleceğinin, ülkenin geleceğinin tehlikeye girmesi demektir. Hukukun üstünlüğünü kaybetmemiz demektir. Hukukun üstünlüğünü kaybetmemiz demek laikliği kaybetmemiz demektir. Bu yüzden ülkemizin geriye değil ileriye gidebilmesi için cumhuriyette ısrar demokraside ısrar ve parlamenter sistemde ısrar etmemiz gerekir. Bakın dünyanın en gelişmiş 20 ülkesinden 18i parlamenter sistemle yönetilen ülkelerdir ama en geri kalmış ekonomik ve refah seviyesi düşük 20 ülkeden neredeyse tamamı başkanlıkla yönetilen ülkelerdir. Geriye değil İleriye giden bir Türkiye istiyorsak mührümüzü hayıra basmak zorunda ve hayır adına çalışmak neden hayır dediğimizi herkese anlatmak zorundayız. “


ŞENOL SARDOĞAN
“Türkiye çok önemli bir eşikten geçiyor. Önümüzdeki referandumda adeta kaderimizi belirliyoruz ve tasarı eğer geçerse maalesef ki görünen ülke geleceğinin çok parlak olmayacağı. Sebep diye soracak olursanız anlatayım. Tek kişiyi bu kadar yetki ile donatır bütün ülkenin yönetimini bir kişinin iki dudağı arasına bırakırsanız ve önlem olarak da bu kişiyi yanlış yaptığında frenleyecek bir mekanizmada yaratmazsanız maalesef ki ülke olarak kandırılmanın bedellerini bu sefer çok ağır biçimde öderiz. Hiçbir ilerlemiş toplumda bir kişinin bu kadar yetkiyle donatıldığı bir sistem göremezsiniz. Bir tane var o da Amerika diyecekler olabilir belki ama orda da başarılı oluşunun sebebi tartışılmaz bir şekilde hukukun üstünlüğünün olması. Göçmenlerle ilgili Trump’ın kararnamesini federal mahkemenin bozmasındaki örnekte görebileceğimiz gibi ama bizde böyle bir yapı yok başkanın hesap verdiği bir tek anayasa mahkemesi var onunda 15 üyesinden 12 sini başkan atayacak. Yani bu konuştuğumuz sadece kısa bir özet ama bu bile evet vermenin mümkün olmayacağının bir gerekçesi. Bu yüzdende üstüne basarak diyorum ki sandığa gidin mührünüzü hayır a basın.”


GÖRKEM ÇOLAK
“Ülke olarak zor bir süreçten geçiyoruz. Ülkemiz de terör, işsizlik, yoksulluk gibi sorunlar varken önümüze referandum çıkardılar ve maddelere baktığımız da ise bahsettiğimiz bu sorunlarla ilgili yazılı bir çözüm olmadığı. Bu ülkenin geleceği biz gençler olarak iş bulma kaygılarınız yüksek her sene değişen bir eğitim sisteminde eğitimimizin güvenliği konusunda endişeliyken şu süreç gençleri iyice umutsuzluğa götürüyor. Çünkü 18 madde içerisinde gençliğe verilen tek hak seçilme yaşının 18 düşürülmesi gözüküyor. Bundan önce de 25 düşürdüler ama baktığımızda 25 yaşında bir vekil göremiyoruz ve çoğu gence bu madde samimi gelmiyor. Bizler geleceğimizi kim olursa olsun tek bir kişinin eline vermek istemiyoruz. Gittiğimiz köylerde bizler konuşmadan genç kardeşlerimiz gerekeni bizlere söylüyor bu ülkenin geleceği olan gençler konuya hakim olduklarını ve 16 nisan günü sandıkta mührü HAYIR basacaklarından şüphem yok.”






YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner276