Son zamanlarda hükümetin memura sunduğu zam teklifi ve KESK'in buna yanıtı üzerine odaklanacağız. Şükran Kablan'ın öncülüğünde gerçekleşen bu hareketin nedenlerini, taleplerini ve gelecekteki olası etkilerini ele alacağız. Hazırsanız, gelin hep birlikte bu önemli konuyu daha yakından inceleyelim!

Başkan Duran: “Türkiye’nin en şeffaf belediyesi olduk” Başkan Duran: “Türkiye’nin en şeffaf belediyesi olduk”

KESK Ne İçin İş Bırakacak?

KESK, hükümetin memura sunduğu zam teklifine karşı bir tepki olarak 16 Ağustos'ta iş bırakma eylemi düzenleme kararı aldı. KESK Eş Genel Başkanı Şükran Kablan, teklifi eleştirerek, "Dağ fare bile doğurmamıştır!" ifadesiyle hükümetin önerisini yetersiz bulduklarını dile getirdi. Bu eylemle KESK, emekçilerin taleplerine daha fazla vurgu yapmayı ve seslerini duyurmayı amaçlamaktadır.

KESK'in Talepleri Nelerdir?

Şükran Kablan, 2024-2025 toplu iş sözleşmesi görüşmeleri kapsamında KESK'in taleplerini açıkladı. Bu talepler arasında en dikkat çekici olanı haftalık çalışma süresinin 40 saatten 35 saate düşürülmesidir. Ayrıca, 190 sayılı ILO Şiddet ve Taciz Sözleşmesi'nin onaylanması talep ediliyor. Bununla birlikte en düşük memur maaşının 45 bin TL'ye çıkarılması ve maaşlarda verilen ilave seyyanen ödeneğin taban aylık katsayısına dahil edilmesi talep ediliyor.

KESK, bu talepleriyle emekçilerin yaşam standartlarının iyileştirilmesini ve daha adil çalışma koşullarının sağlanmasını amaçlıyor. Kablan, "Emeğimizin değeri karşılığını bulmalıdır. Bizler de çalışanlar olarak taleplerimizi açıkça ifade ediyoruz" şeklinde ifadeler kullandı.

16 Ağustos Eylemi: Ne Bekleniyor?

KESK'in 16 Ağustos'ta düzenleyeceği iş bırakma eylemi, sendikanın taleplerine dikkat çekmek ve kamuoyunu bilgilendirmek amacını taşıyor. Eyleme katılımın yüksek olması, hükümetin ve kamuoyunun emekçilerin taleplerine daha fazla dikkat etmesine neden olabilir. Bu tür eylemler, toplumsal farkındalığı artırarak sendikanın etkisini güçlendirebilir.

Geleceğe Yansımalar: Emeğin Değeri ve Toplumsal Farkındalık

KESK'in eylemi, emekçilerin taleplerinin ve değerinin toplumda daha fazla fark edilmesine olanak sağlayabilir. Kamuoyunun bu tür eylemlere gösterdiği ilgi, gelecekte hükümet politikalarının şekillenmesinde etkili olabilir. Daha adil çalışma koşulları ve daha yüksek yaşam standartları, emekçilerin haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.

Editör: Elanur Oktay