Tire Ticaret Odası Başkanı ve aynı zamanda Zeytinyağı üreticisi olan Bahaettin Oktav, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla zeytinyağındaki krizin sebeplerini ve çözüm önerilerini sıraladı. Türkiye’de zeytinyağının yeterince tüketilmediğini söyleyen Oktav, çözümün ancak tüketim seferberliğinde olduğunu söyledi. İşte Oktav’ın sosyal medya hesabından yaptığı o paylaşım;
“Yıl 2012… İspanya.
Zeytin ağaçları meyveyle doluydu. Hasat bereketli, üretim rekor seviyedeydi. Ancak binlerce üretici geleceğinden endişe ediyordu.
Çünkü çok üretmek, artık çok kazanmak anlamına gelmiyordu.
Aradan 14 yıl geçti…
Bugün Anadolu’nun asırlık zeytin ağaçlarının gölgesinde benzer bir hikâye yaşanıyor.
Üretici emeğinin karşılığını arıyor. Tüccar sermayesini korumaya çalışıyor. Sanayici maliyetlerle, ihracatçı dünya pazarındaki rekabetle mücadele ediyor.
Herkes aynı toprağın bereketinden geçiniyor ama herkes yarınından endişeli.
Oysa zeytin ağacı binlerce yıldır bu topraklarda… Savaşlar gördü, kıtlıklar gördü, nice krizlere tanıklık etti. Yine de köklerinden vazgeçmedi.
Peki, bu çaresizlikten çıkış yolu nerede?
Cevap kendi topraklarımızda, kendi sofralarımızda…
Türkiye’nin zeytinyağındaki geleceği yalnızca daha fazla üretmekte veya ihraç etmekte değil, kendi insanına daha fazla zeytinyağı tükettirebilmesindedir.
Yıllardır üretimi artırmayı, ihracat pazarlarını büyütmeyi konuştuk. Ancak iç piyasa tüketimini artırmayı aynı kararlılıkla gündemimize alamadık.
Oysa güçlü bir iç pazar olmadan, dünya fiyatlarına bağımlı bir sektörün geleceğini güvence altına alamayız.
Bugün sektörümüzün en önemli ve kalıcı kurtuluş yolu, kişi başına zeytinyağı tüketimini artırmaktır.
Zeytinyağını yalnızca üretildiği bölgelerin değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki sofraların vazgeçilmezi hâline getirmeliyiz.
Bunun için üreticisiyle, tüccarıyla, sanayicisiyle, ihracatçısıyla ve kamu kurumlarıyla ortak bir tüketim seferberliği başlatmalıyız.
Unutmayalım…
Bir sektör yalnızca ağaçları kuruduğunda yok olmaz. O ağaçlara emek veren insanların umutları kuruduğunda da yok olur.
Dünyanın en önemli zeytinyağı üreticilerinden biri olmayı hedeflerken, kendi sofralarımızda zeytinyağına hak ettiği yeri verebildik mi?
Çözüm daha az üretmek değil, daha çok tüketen bir Türkiye yaratmaktır.
Çünkü zeytinyağımızın geleceği, önce kendi sofralarımızda yeşermelidir.
En yakınlarınızdan başlayın, ısrar edin, her yerde sohbetini yapın; dünyanın tartışmasız en kaliteli ve en sağlıklı yağını, zeytinyağını üretiyoruz, önce 85 milyon olarak kendimiz tüketelim.”





