Coğrafi konumu nedeniyle çok sayıda bitki türü bulunan ve “yemyeşil” olduğu için “Yeşil Tire” olarak bilinen Tire, son bir haftadır ülkenin en sıcak noktaları listesinde ilk sıralarda yer aldı. 24 Ağustos’ta 43,5 derece ile Türkiye’nin en sıcak üçüncü noktası olan Tire, 26 Ağustos’ta da 42,3 derece ile en sıcak ikinci noktası oldu. Peki, “Yeşil Tire” nasıl oldu da ülkenin en sıcak noktalarından birine dönüştü?

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serdar Vardar Yenigün’den Nurcan Etik’e konuştu.

Vardar’a göre bu durumun başlıca nedenleri; küresel ısınma, ovada aşırı su kullanımı, kentsel dokunun genişlemesi ve organize sanayi bölgelerinin kapladığı alanın hızla büyümesi! Bölgede değişen tarımsal ürün deseninin de en önemli nedenler arasında olduğunun altını çizen Küçük Menderes Direniyor Platformu Kurucu Üyesi Ziraat Mühendisi Özkan Akgün ise, bitkisel üretim için en verimli toprakların mera desteği olmayan büyükbaş hayvancılığa kaydırılmasını, “Havza’nın ölüm fermanı” olarak yorumladı. İklim krizi yol haritasının önemsenmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar yetkililere çağrıda bulundu.

SÜRPRİZ DEĞİL SONUÇ!

Tire’nin 4 mahallesinde elektrik kesintisi
Tire’nin 4 mahallesinde elektrik kesintisi
İçeriği Görüntüle

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Coğrafya Bölüm Başkanı ve Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Serdar Vardar, durumun meteorolojik bir “sürpriz” değil, iklim krizinin bölgesel etkileri ile yerel çevresel değişimlerin aynı noktada üst üste binmesinin bir sonucu olduğunu belirtti. “Son bir haftada yaşananlar bu nedenle sadece bir sıcak hava dalgası olarak değil, Tire’nin iklimsel eşiğinin değişmeye başladığını gösteren güçlü bir işaret olarak okunmalıdır” diyen Vardar, özellikle 24 ve 26 Ağustos tarihlerine işaret ederek, “Bu iki günün önemi, Tire’nin sıradan biçimde ‘Ege’nin sıcak ilçelerinden biri’ olmasının ötesinde, Türkiye’nin en sıcak odaklarından biri hâline gelmesidir” dedi.

ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ HIZLA GENİŞLİYOR

Vardar, ilçede yaz aylarında denizden gelen serinletici meltemin, bazı günlerde Tire’ye kadar ulaşamadığını, Güneybatı rüzgârlarının zayıflaması ve kuzeyli rüzgârların etkisini kaybetmesiyle sıcak havanın ovada hapsolduğunu belirtti. İlçenin, yaz boyunca alınan enerji ile biriken ısı ve özellikle yaz sonunda kuruyan doğal yüzeyler nedeniyle daha fazla ısındığını belirten Vardar, “Ancak burada vurgulanması gereken en önemli durum Tire’nin kentsel ve organize sanayi bölgelerinin kapladığı alanın hızla büyüyerek çok fazla genişlemesi” dedi. “Bu kentsel örtünün beton ağırlıklı yüzeyi kentsel alanda da kırsal alanda da ifade ettiğimiz bu doğal durumun güçlenmesine neden oluyor” diyen Vardar, bu alanlarda kentsel ısı adası ortaya çıktığını, bu durumun da Tire kent merkezinde ekstrem sıcaklıkların daha ön plana çıkmasına sebep olduğunu vurguladı.

“EKSTREM SICAKLIKLAR KAÇINILMAZ BİR DURUM”

Vardar, “Aşırı su kullanımı, ovada sulu tarımla aşırı tüketilmiş yeraltı suyu, üzerine küresel ısınma etkisi, bunun yanında iklim salınımlarının etkili olduğu dönemler ve en önemlisi kentsel dokunun genişlemesi ve ova yüzeyini kaplayarak genişlemesi ile oluşan kentsel ısı alanı etkisi birleştiğinde Tire için ekstrem sıcaklarla deneyimlediğimiz bu gibi iklim olaylarının sıklığının artması ve eğilimin gelişmesi kaçınılmaz bir durum haline geliyor” dedi. Her şeye rağmen doğal dengelerin hafife alınmaması gerektiğinin altını çizen Vardar, “Bunlar tabi ki bu süreçlerden bizi bir şekilde uzak tutuyor ama bu kalıcı durumları tolere edemediğinde iklim değişikliği ya da salınımı olarak algıladığımız bu olayları daha sık yaşamamız olağan hale geliyor” dedi. Öte yandan Vardar, Küçük Menderes Havzası’nda yürüttükleri sondaj çalışmalarının binlerce yıllık iklim kayıtlarını ortaya koyduğunu söyledi. Geçmişte de sıcak ve kurak dönemlerin yaşandığını belirten Vardar, “Ancak son yıllarda küresel ısınmanın etkisi belirgin biçimde artıyor. Bu nedenle iklim salınımlarını da dikkate alan bir iklim krizi yol haritasını hayata geçirmek zorundayız” dedi.

“ÜRÜN DESENİNİN DEĞİŞİMİ ÖLÜM FERMANI OLDU”

Küçük Menderes Direniyor Platformu Kurucu Üyesi Ziraat Mühendisi Özkan Akgün Tire’nin en sıcak bölgeler arasında yer almasının sebeplerinden birinin bölgede değişen tarımsal ürün deseni olduğunu vurguladı. “Son 20 yılda üreticinin ekonomik çaresizliğine bağlı bitkisel üretimin hızla azalması, yerine hayvansal üretim değerlerinin artması, hayvancılığa verilen devlet destekleriyle birlikte silajlık mısır ekiminin hızla yaygınlaşması ve su varlıklarının amansız kullanımındaki devasa büyüme, bölgenin mikroklimatik ayrıcalığını azalttı” dedi. Ekosistemin kendi döngüsünün dışına çıkarıldığını ifade eden Akgün, “Sadece Tire özelinde değil, tüm Küçük Menderes Havzası adım adım çölleşmeye doğru gitmektedir. Yılda üç bitkisel üretimin rantabl yapıldığı toprakların, mera desteği olmayan büyükbaş hayvancılığa kaydırılması, havzanın kısa vadede ekonomik çözümler getirirken, uzun vadede ölüm fermanı gibi olmuştur” açıklamalarında bulundu.