Kitap okumak çok zevkli bir etkinliktir. Kitap okumaktan zevk alanlara sorsanız okuyacak o kadar çok kitap var ki zaman yetmiyor diyeceklerdir. Kitap okumayı çok sevmeme rağmen bu konuda istikrarsız bir okuyucu olduğumu düşünüyorum. Gün gelir aylarca kitap yüzüne bakmam, gün gelir bir ayda 30 kitap okurum. Bilmiyorum nasıl olduğunu ama bir heves geldi mi yemekten, içmekten kesilip tüm zamanımı kitaba ayırıyorum. Öğretmenliğe ilk başladığım yıllarda bekar evimde bir cumartesi sabahı saat 06.00 sularında okumaya başladığım Bozkurtların Ölümü ve Bozkurtlar Diriliyor adlı birleştirilmiş iki romanı-ki yaklaşık yedi yüz küsur sayfa-saat 15.00 sularında bitirip kalktığımda kahvaltı yapmadığım ve öğle yemeği yemediğim aklıma gelmişti. Ali Bulaç’ın Nuh’un Gemisine Binmek adlı eserini yatsıdan sonra okumaya başladığımda kendimden geçmişim, bitirdiğimde sabah ezanı okunuyordu ve uykusuzluk halsizliğe sonra da gribe dönüşmüştü.  Kitaplığımdaki her kitap beni geçmişimde farklı yıllara ve mekanlara götürür. Muhammed Hamidullah’ın İslam Peygamberi adlı eserinin sayfalarında çamur izleri durur halen, patates sularken okumuştum bu kitabı da. Yolculuklarımı da kitaplarla hatırlarım İzmir’den Adıyaman’a yolculuk yaparken Samipaşazade Sezai’nin Sergüzeşt’ini bitirmiştim.


                Kitap okumak kelime hazinemi zenginleştirdiği için imam hatip lisesinde çalıştığım yıllarda kürsülerde vaaz ederken ayetleri yorumlamada tüm kitaplar birer birer karşıma dizilip konuyla ilgili sayfalarını açarlar, oradan çıkan neferler gelip bana fısıldarlar, ben de bu bilgileri yoğurup dinleyenlere aktarırdım. Derslerde de okuduğum romanlar, hikayeler hep yardımıma yetişmiştir.


                Bir gün kitap okurken sevgili eşim bana : “Okuduğun kitapları yaz, kısa kısa özetler al, teknik bilgileri not et, birikim olur, faydalanırsın.” dedi. Gayet hoş buldum ve bir süredir yazmaya başladım.


                Bu köşede acizane bu yazdığım yazıları sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Zaman zaman kitaplarla ilgili hayallerimi de aktaracağım inşallah. Edebiyat Öğretmeni dostlarım anlatım bozukluklarımı bağışlasınlar.


                Bir hayalim var, Kutsan Anadolu Lisesi kitaplığının tavanına vidalar ve vidaların ucuna misina ipi, misina ipinin ucuna da dekoratif maşalar takmak, maşaların ucuna kitapları tutturmak, kitaplığa girdiğinizde tavanda asılı kitaplar başınızı döndürecek. Bilmiyorum bu hayalimle alay bile edilebilir. Fakat unutmayın Ünlü Avustralyalı Kişisel gelişim uzmanı Pat Mesiti’nin sözünü, aynı zamanda bir kitaptır bu :HAYALLERİ OLANLAR ASLA UYUMAZ.