İçerisinde bulunduğumuz dijital çağın, bilişim yüzyılının bireyler bilhassa çocuklar üzerindeki tesiri adına yapılan araştırmalar derinleştikçe farklı ve ciddi etkiler, sendromlar hayatımıza; kavramlar  ise lügatımıza girmeye devam ediyor.

George Still tarafından ilk kez 1902 yılında tanımlanan ve eğitim ile davranış bilimleri terminolojisine dahil olan DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) henüz kavramsal olarak günlük hayatımızda yeni yer etmişken bu kavram milenyum çağıyla birlikte yaşanan teknoloji devrimi etkisiyle kabuk değiştirmiş ve yeni bir alt başlıkla “Dikkat Eksikliği ve Hiperlink Bozukluğu” şeklinde  karşımıza çıkmaya başlamıştır.

Peki nedir bu hiperlink bozukluğu?
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu bireylerde görülen nörogelişimsel bir aksamadır. Kendisini kişide olgu,olay ve durumlara odaklanma sağlayamama, durağan pozisyonlarda uzun süreli bulunamama, öğrenme güçlüğü yaşama ve dürtüsel davranış problemleri ile gösteren DEHB, belirtilen ana semptomlarıyla hiperlink bozukluğu ya da diğer bir tabirle “Kelebek Kusuru” sorunsalına da temel oluşturmaktadır.


Dijital çağın gündelik hayatlarımıza soktuğu en önemli ve işlevsel düzlem olan ekranlar kelebek kusurunun kendisini gösterdiği etki sahasıdır.


Özellikle çocukların ekran üzerinde gerçekleştirdikleri okumalar esnasında, ekran içerisinde yer alan ve içerik odağından tamamen ayrı bağlantılara yönlendiren sekmeler, çocukların bir konu üzerinde derinlemesine odaklanamamasına, öğrendiği bilgileri temellendirememesine ve bu bilgilerin havada kalmasına neden olmaktadır. 


Çocuklar bu  bağlantılar arasında hızlı şekilde geçişler yaparak adeta çiçeklere konan kelebekler gibi hareket ederek bilgi ve içerik selinin içerisinde kaybolmaktadır. 


İzledikleri içerikler bilgi temelli ve eğitim içerikli yayınlar olsa dahi nörolojik açıdan gerçekleştirilen bu pasif  eylemden bütüncül bir veri alamamakla birlikte, çevreden elde edilen verilerin organize edilerek işlenmesi sürecinde günden güne geriye giden çocuklar teknolojinin çok farklı bir etkisine maruz kalmaktadır.


Gerek DEHB gerekse kelebek kusurundan sakınmanın anahtarı ise ekran süresini kısaltarak daha kompleks çalışmalarla zihnimizi meşgul etmek, her daim aktif tutmaktır.


Ekran bağımlılığının her geçen gün arttığı günümüzde özellikle ailelerin etkili ve verimli teknoloji kullanımı konusunda çocuklarına rehberlik etmesi, yukarıda bahsi geçen sorunları yaşayan çocuklar için ise okullarla iş birliği içerisinde mutlaka profesyonel destek alınması gerekmektedir.