PKK nasıl bu hale geldi?

Abone Ol
Öncelikle şu soruları sorarak başlıyayım. "CHP'nin 20-25 yılda bu devlete kazandırdıklarını siz ne yaptınız?" Satılmadık kurum bıraktınız mı? Bu kadar kurum sattınız, dış borcu azalttınız mı? Ekonomiyi düzelttiniz mi? İç ve dış barışı sağladınız mı? Nerede? Her şeyi sattınız, dış borç sizin döneminizde 3 katına çıktı. Hani dolar yükselmiyor diye bana hava atıyordunuz ya, satılacak bir şey kalmayınca dolar da nerdeyse 3 katı oldu. Ayakkabı kutularından çıkan dolarlara göz yumdunuz, "sıfırla oğlum"lara kulak tıkadınız. Siz oy verdikçe şımardılar. Kaç-Aksaray'a, örtülü ödeneklere destek çıktınız. Paralel yalanlarına inandınız. Hastanelerde kuyruklar azalmış. Yol yapmışlar. Kuyruklar azaldı, peki, arkanıza takılan sağlık harcaması kuyruklarına baktınız mı? Sizlere ne kuyruk takıldı? Hangi önemli hastaların sağlık harcamaları kesildi? Sanki bunlar gelinceye kadar hiç yol yapılmadı, yolsuzduk. Hepsini bunlar yaptı.
Gelelim terörü, PKK'yı bu kadar kim azdırdı? Azıcık hafızanızı zorlayın. Yardım edeyim: Öcalan'ın düzenlediği, MİT Müşteşarı Fidan'ın Oslo'da PKK ile yaptığı görüşmeleri kim yaptırdı? 2009'da Habur'da davul-zurnalı karşılama töreni düzenledikleri PKK şovuna, kendileri çalıp kendileri söyledikleri uydurma mahkemeyle teröristleri kim beraat ettirdi? Açılım, çözüm sürecinde şımarttıkları PKK'nın Türk bayrağını askerin gözü önünde indirmesine iktidar ne yaptı? Diyarbakır'da Şivan Perwer şarkı söylerken “Bu sahne karşısında duygulanmamak mümkün mü?” diye ben gözyaşı dökmedim. Şimdi bol keseden atan biri Dolmabahçe'de HDP'li vekillerle el sıkışıp protokol düzenlediği toplantı fotoğraflarını görünce az da olsa utanmıyor mu?  Analar ağlamasın uyutma sözü ile polisi, askeri kışlaya ve karakola hapseden muhalefet miydi? Süreç sekteye uğramasın, oylarımız azalmasın deyip devlet kurum tabelalarından TC'yi, dağlardan "Ne Mutlu Türk'üm Diyene." yazılarını kim kaldırdı? Komşu devletlerin içişlerine karışıp terör örgütüne silah, cephane gönderip, güney sınırımızı kan gölü haline kim getirdi? Biz "Ülke bölünüyor" diye feryat ederken "Korkma, bir şey olduğu yok" diye benimle dalga geçenlerin şimdi yüzü kızarmıyor mu? Her şeyden önemlisi terörle mücadelede başarılı olmuş, terörü neredeyse sıfıra indirmiş değerli komutanları, ABD karşıtı oldukları için, kurdukları tezgahla yok edip düşmanın ekmeğine yağ süren CHP mi, MHP mi? Bu ülkeyi "% 50'yi evlerinde zor tutuyoruz.", "Dindar nesil yetiştireceğiz." diyerek  ülkey laik-anti laik, sünni-alevi, Türk-Kürt diye ikiye bölen, birbirine "kindar" nesil yetiştiren kim? Her gün şehit haberleri gelirken halâ "400 vekil verseydiniz, bunlar olmazdı" deyip seçim anketleri yaptıranlara tepkiniz ne? Tüm bunları kendileri itiraf etmediler mi? Şimdi de çıkmış her iki olayda da "aldatıldık" diyorlar. Teröre lanet mitingleri düzenliyorlar.
Bu kadar çok aldanan birisine ne denir, herkes biliyor. Her şeye aldanan bir iktidar ülkeyi nasıl yönetir? Bu soruyu da bunlara yeter yahu demeyen, her türlü yanlışlarına göz yuman, üstüne üstlük halâ Müslümanım diyebilen % 40,9'a sormak gerek.  PKK 7 Hazirandan sonra da, önce de aynıydı. Çözüm sürecinde terör bitmedi ki. Daha çok olay çıkmasın, oy yüzdeleri düşmesin diye tek yanlı ateşkes ilan edildi. Şimdi terör yeni hortladı da mı üstüne gidildi?  Ne oldu da Suruç olayından sonra IŞİD değil de PKK'ya saldırıldı? HDP eş başkanı dedi ya: "Seni başkan yaptırmayacağız." Vay sen misin bunu söyleyen? Sonrası malum. Açılım sürecinde Diyarbakır'da nevruz bahanesi altında Apo ve PKK bayrak ve posterleri ile yapılan eylemlere "işte barış" diye manşet atan yandaş gazeteler şimdi PKK düşmanı oldular. 
Şimdi oy için terör mitingleri düzenleniyor. Açılacak tesis kalmadı, ellerinde Kuran da tutmadı. Oylar her gün düşüyor. Elde bir tek terör kaldı. İstanbul'da terör mitingi düzenlendi. Kim katıldı? Kimin reklamı yapıldı? Açıkça ortada. Neden cumhurbaşkanı ve başbakan bir hafta önce Ankara'da STK'ların düzenlediği  "Teröre hayır, kardeşliğe evet" mitingine katılmadı? Kendinize sorun ve cevabını siz verin. 
Son olarak herkes terör örgütü mensubu olarak suçlanıyor. İktidara muhalefet yayın mı yaptın, arı kovanına çomak sokup bazı gerçek fotoğraflar mı yayınladın? Terör örgütü kurmakla suçlusun, buyur emniyete. İktidar aleyhine bir davada görev mi yaptın, savcı, hakim ne olursan ol terör örgütü mensubusun. Basını susturmak için sahibi terörist ilan ediliyor. Onları ekonomik yönden çökertmek için o gazeteye ilan verenler bile takip ediliyor. Türkcell iktidar kontrolüne geçince reklamları hep yandaş medyaya veriliyor. Anayasa "Basın hürdür, sansür edilemez." demiş, umurlarında değil. Birileri çıkıp bir gazeteciyi tehdit edebiliyor, hedef gösteriyor. Bir savcı çıkıp hakkında soruşturma açmıyor. Ancak muhalif bir gazeteci "17 Aralık soruşturmasına takipsizlik kararı veren hakimin ismini unutmayın” diye tweet atınca gözaltına alınıyor. Hukuk nasıl, kimlere karşı işliyor, karar sizin.Artık ülkedeki Atatürk heykelleri kaldırılıp yerine çay bardağı konuyor. Rize'den kutsal topraklar olarak bahsediliyor. Ne zaman kutsal oldu? Ayrıca 16 adaya Yunanistan el koydu. İktidardan tık yok. Sizin de umurunuzda değil. 
Eğer yukarıda tüm saydıklarımı CHP, MHP veya başka bir parti, lider yapsaydı tepkiniz ne olurdu, bunu kendi kendinize bir kez sorun. "Ona da tepki göstermezdik", diyorsanız, kusura bakmayın ama yalan söylüyorsunuz. Ülkemiz cumhuriyet tarihi boyunca hiç bu kadar sahipsiz kalmamış, böyle fütursuzca yönetilmemişti. Ancak yapılan her yanlışın hesabı sorulur, sorulacak da. Belki yarın, belki yarından da yakın. Saygılarımla, hoşça kalın.