Kamu hizmetinde zorunlu uyuş*trucu testi

Abone Ol

Son günlerde gündemi meşgul eden ve bir yönüyle magazin çeşnili bir hal alan uyuşturucu madde operasyonlarının kesinlikle göz ardı edilemeyecek bir başka yönü var. Bu maddelerin kolay erişilebilirliği ve magazin yönü dışında kimlerin bu maddelere erişebileceği ve dahi bu durumun kamu hizmetlerine bakan yüzü.

Kamu hizmeti dediğimiz şey, aslında emanet etmek demektir. Bir öğretmeni sınıfa, bir hemşireyi kliniğe, bir belediye görevlisini toplum hizmetlerine, bir okul servisi şoförünü çocuklarımızın yanında görevlendirir, yetkilendirirken yalnızca diplomasına ya da ehliyetine itimat etmeyiz; sağlığına ve muhakemesine de güveniriz. Bu yüzden kamu kuruluşlarında çalışacak personelin, hatta kamu görevi üstlenen özel kuruluş çalışanlarının da kapsamlı bir uyuşturucu testinden geçmesi artık bir tercih değil, gereklilik olmalı.

Eğitim, sağlık, güvenlik ve ulaşım gibi alanlarda yapılacak küçük bir hata, telafisi olmayan sonuçlar doğurabilir. Bir öğretmenin dalgınlığı, bir hemşirenin refleks kaybı, bir güvenlik görevlisinin muhakeme zafiyeti ya da bir servis şoförünün dikkatsizliği sadece bireysel bir sorun değildir; doğrudan toplumun güvenliğini ilgilendirir. Bu nedenle düzenli ve kapsamlı testler, kimseyi zan altında bırakmak için değil, hem çalışanı hem vatandaşı korumak için uygulanmalıdır.

Elbette konu sadece test yapmakla bitmez. Test sonuçlarını etkileyebilecek reçeteli ilaç kullanan personelin bunu raporlayarak ilgili denetim birimlerine bildirmesi gerekir. Bu bir fişleme meselesi değil, şeffaflık meselesidir. Kişinin tedavi hakkı saklıdır; fakat görev yaptığı alanın hassasiyeti de göz ardı edilemez. İlaç kullanımının görevi etkileyip etkilemediği, uzman değerlendirmesiyle netleştirilmelidir.

Ortaya çıkacak maliyet konusu da bahane edilmemelidir. Kamu kurumlarında bu giderin tamamı devlet tarafından karşılanmalı, kamu hizmeti yürüten özel kuruluşlarda ise devlet desteği ile işveren arasında makul bir paylaşım yapılmalıdır. Toplum güvenliği söz konusuysa, bunun bedeli ortaklaşa üstlenilmelidir.

Güven duygusu kolay inşa edilmiyor. Hele ki çocuklarımızı, hastalarımızı, yolcularımızı emanet ettiğimiz alanlarda… Belki bazıları bu öneriyi sert bulacaktır. Ama bazen sert görünen tedbirler, en sağlıklı, güvenilir sonuçları doğurur. Asıl mesele kimseyi suçlamak değil; kimsenin hayatının bir ihmale kurban gitmemesini sağlamaktır.

{ "vars": { "account": "G-CZC363SVYE" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }