Fitness - 2

Abone Ol
3 ALTIN KURAL

1. Konuşmayı bırak bir an önce başla!
Çevremde o kadar çok karşılaşıyorum ki, maalesef özellikle spor yapmaya bir şekilde karar vermiş arkadaşlarım, öğrencilerim, ağabeylerim, ablalarım o kadar çok soru soruyorlar, o kadar detaya iniyorlar ki, 10 dakikalık bir sohbette yapmaya yeltendikleri gerek sporun gerekse, dengeli beslenmenin veya ağırlık çalışma prensiplerinin bütün ayrıntılarını öğrenmek istiyorlar.. Buradan bu yazıyı okuyup yeni başlayacak olup aklında deli sorular olanlara, başlayıp ta hala sorularının cevaplarını alamamış olanlara yüksek müsadenizle etkili olması açısından ‘’SEN’’ diye hitap ederek  sesleniyorum.. Sen soru sormayı bırak! Çok değil 3-5 ay sonra sorduğun soruların bir çoğunun cevabını alacaksın.. Sana annen baban emeklemeyi, yürümeyi, koşmayı, koltuklardan atlayıp sıçramayı, oyuncak ata binmeyi, bisiklet sürmeyi, ve daha nice psikomotor beceriyi konuşarak mı öğretti? Hatırlamıyorsun belki ama emeklemeye çalışırken kim bilir kaç kez dizin yara oldu.. Yürümek istedin, belki de kaç kez yüzü koyun yere yapıştın; ciyyak ciyyak ağladın da yürümek istemekten vazgeçmedin.. Sen evet Sen bisiklete ilk bindiğinde babanın anlattıklarını uyguladın da öyle mi öğrendin mahalle mahalle bisikletle dolaşmayı? Hey Sen bırak soru sormayı git ve BAŞLA! İster dağ bayır gez, ister parklarda bahçelerde koş, istersen git bir okulun kapalı spor salonuna her akşam basketbol oyna.. İster şınav çek ister mekik.. İster Pilates yap istersen git Zumba dansı yap.. İstersen yüz, istersen barfiks çek.. Bunlar sana uymadı mı? İstersen koşu bandı al başla, istersen bir bisikletle tüm şehri gez.. Hedeflerin mi büyük? Daha disiplinli kapsamlı bir antrenman mı yapmak istiyorsun? Hiç durma; kafana uyan bir spor salonuna git hemen başla! Ama lütfen soru sormayı bırak.. Bu işi gerçekten istiyorsan sakın şunu aklından çıkarma lafla olmaz bu iş.. Git dene! Hemen başla! Gerisi gelir..

2. Kendin öğren, bekleme yapma!
Daha geniş kapsamlı antrenman yapmak isteyen sağlığına, vücuduna önem verenlerin adresi genelde spor salonları oluyor.. Kendi gözlemlerime dayanarak süreci şöyle özetleyebilirim.. Birey başladığı andan itibaren kendisine salonda hocasının yazdığı programda, genelde hareketleri birer ikişer kez göstermesinden sonra doğal olarak tek başına antrenman yapıyor.. Vücudun daha önce hiç yapmadığı bu hareketlerle  koordinasyonun hatasız bir şekilde sağlanmasına kadar birey, ister istemez hareketleri doğru yapmakta zorlanıyor ve çoğu zaman yanlış yapıyor.. Bu yanlış hareketler meydana gelirken bazen hareketlerin yanlış olduğunu gören başka bir salon sakini, olaya müdahale edip iyi niyetle hareketleri düzeltmeye çalışıyor.. İki kişinin ekip halinde çalışması durumlarında çok faydalı olan bu düzeltmeler, salona yeni başlamış kişide motivasyon eksikliği yaratıyor.. Sen yanındakinin seni düzeltmesine takma.. Programının  bir resmini çek ve eve gittiğinde sana yazılmış hareketleri video kanallarından tek tek izle.. Kısa bir sürede koordinasyonun oluştuğunda kendiliğinden hareketlerin düzelecektir..

3. Egona değil antrenmanı vücuduna yaptır!
Ağırlık antrenmanlarında yapılan hareketlerin sayıları binlerle ifade edilemez.. Vücudumuzun her bir bölgesinin özenle çalıştırılması gerekliliği, bu hareket zenginliğinin en önemli sebebidir.. Ancak en çok karşılaşılan hataların başında hareketin yanlış yapılıp, hedef kas kitlesinin verimli olarak çalıştırılmaması geliyor.. Örneğin kablo da arka kol çalışan  ya da dambıl ile pazu çalışan bir birey asla  hedef kas kitlesinden başka bir kas gurubundan yadım almadan hareketleri yapmalıdır.. Antrenman yapan birey  eğer kaldırabileceğinden fazla ağır yükle çalışırsa bu sorun kendiliğinden ortaya çıkar.. Pazu kaslarının kaldıramayacağı yükü kardıran kişi mecbur belini öne iktirerek yardım alır ve aslında ağırlığı pazuya değil beline yüklemiş olur.. Hey sen! Kaldıramayacağın ağırlığın altına girme! Egona değil kaslarına antrenman yaptır!
Sporla Kalın!!
Sağlıcakla Kalın!!