Geçen yazılarımda sendika ve işveren hakkında tafsilatlı açıklamalarda bulunmuş ve sarı sendikalardan da bahsetmiştim. Geçtiğimiz günlerde Tire Şaik Lisesinde yaşanan üzücü ve münferit olay ile ilgili bir basın açıklaması yapmış ve tüm kurum ve kuruluşları Öğrencinin öğretmene saldırısını kınamaya ve idari makamların bu olay ile ilgili işlem yapması için müracaatta bulunmaya davet etmiştik. Bu açıklamalarımızdan sonra olay ile ilgili olarak büyük ihtimalle idare 27 Mayıs günü işlem yapmaya başlamıştır. Özelde saldırıya maruz kalan öğretmenin kendi üyeleri olduğunu beyan ederek bizim açıklamalarımızı abartılı bulan ve İdarenin olayı örtmeye çalıştığı yönündeki açıklamamızın da yalan olduğunu beyan eden on iki yıldan bu yana işveren sendikası gibi çalışmalarını sürdüren en çok üyesi olması nedeniyle de Bakan danışmanlarına %170 zaman yapılırken memura %3’lük zammı reva görerek hükümetin teklifinin altına imza koymakta hiçbir tereddüt göstermeyerek tabiri caizse tam bir sarı sendikacılık örneği sergileyen Sayın sendikacıların 22 Mayısta gerçekleşen bir olayı bizim açıklamamızdan öğrenerek 27 Mayıs günü üyelerini ziyaret etmesi çok manidardır. İşveren yanlısı çalışmak o kadar gözlerini kör etmiştir ki üyelerinin uğradığı saldırıyı dahi başka sendikaların açıklamalarından öğrenmektedirler. Tabi olayı da lütfen kınamaktadırlar. Büyük ihtimalle bu saldırıya uğrayan öğretmen arkadaş kendi üyeleri olmasa belki de öğretmen suçludur bile diyebilirlerdi.

 

 

        Şimdi soruyorum bu işveren sendikası gibi çalışan ve devlet eliyle sendikacılık yapıp idareciler vasıtasıyla üye topladığı defalarca ispatlanmış sendika yetkililerine, Öğretmeni toplum nazarında itibarsızlaştıran öğretmen aleyhinde çalışma saatlerinden tutun da aldığı ücrete kadar yanlış beyanlarda bulunan Milli Eğitim bakanları ve hükümet üyeleri midir yoksa hangi sendikadan, hangi sülaleden olduğuna bakmaksızın öğretmeni ve öğretmenlik mesleğini uğradığı saldırılar karşısında sahiplenen bizler miyiz? Eğer İşveren sendikası gibi değil de çalışan sendikası gibi çalıştığınızı iddia ediyorsanız üyeniz saldırıya uğradıktan beş gün sonra neden piyasaya çıktınız? Yoksa sağır sultanın bile işittiği bir olayı sizler yeni mi haber aldınız? Sizin sendikacılık anlayışınız bu mu? Yaptığımız açıklamaları abartılı bulan sizlere soruyorum, Öğretmenin öğrencisi tarafından diğer öğrencilerin gözleri önünde şiddete maruz kalması mı abartılı, olaydan iki gün sonra okul idaresinin hala araştırıyoruz diyerek öğretmenden işlem yapmak için dilekçeyle müracaat beklediğini söylemiz mi abartılı, üç sendikanın açıklamasından sonra idarenin harekete geçmiş olması ve öncesinde olayın üstünü örtmek için çaba sarf ettiğini beyan etmemiz mi abartılı, Doktorlara bu tür olaylar karşısında hizmetten çekilme hakkı tanıyan aynı devletin idarecilerinin öğretmen şiddete maruz kaldığında olayı örtmeye çalıştıklarını söylememiz mi abartılı?

 

 

        Sizin nezdinizde öğretmen ve öğrencilerin bu tür şiddet olaylarıyla gündeme getirilmesi tarafları toplum içinde rencide ediyor da, öğretmenin öğrenci tarafından şiddete maruz kalması rencide etmiyor mu? Unutmayın ki bizler film artisti değiliz ve reklâma da ihtiyacımız yok. Basın açıklaması yapmak ve Eğitim iş kolunda gelişen bir olayı Kamuoyuyla paylaşmak ve gelişebilecek daha büyük ve daha yanlış vakaların önüne geçmek için çalışmak bizlerin hem toplumsal, hem de insani görevimizdir. Sizin olmayabilir buna diyecek bir şeyimiz yok. Tüm kamuoyu yaptığımız açıklamaların hangi amaca hizmet ettiğini görmüş bulunmaktadır. Sizler de gözünüzü açın ve bizim açıklamalarımız neticesinde olayın üzerini örtmek isteyen idarenin olaydan beş gün sonra olay hakkında tutanak tuttuğunu, konu hakkında adli işlem yapıldığını ve öğretmenin sahipsiz olmadığını anladıklarını görün. Mademki saldırıya uğrayan arkadaş sizin üyenizmiş bundan sonrasıyla özel olarak siz ilgilenin de bizler de görelim. Yani Toplum için olmasa da en azından üyeleriniz için bir şey yapmış olursunuz. Sayın İlçe temsilcisi İsmail ÖZÇELİK aymazlık yerine iş yapın ve görev sorumluluğunuzu yerine getirin yeter.

 

 

        Ayrıca olayın vuku bulduğu Okul Müdürünün basın açıklamamızdan sonra bizzat sendikamız üyesi ve görevlisi olup da o kurumda görev yapan arkadaşlarımıza karşı tutunduğu tavır ve uyguladığı iş yerinde psikolojik taciz karşılıksız kalmayacaktır. Nasıl yaptığımız açıklamanın arkasındaysak aynı ölçüde arkadaşlarımızın da arkasındayız. Okul idaresi suç üstüne suç işlemekte olup kanunlarımızda bu suçların karşılığı bulunmaktadır ve hiçbir arkadaşımız yalnız ve sahipsiz değildir.

 

 

       Değerli Kamuoyunun dikkatine sunulur. Hoşça kalın Sağlıkta kalın.