banner277
banner264

Yorgana adanan ömür…

Tireli yorgan ustası 68 yaşındaki Yusuf Çırpar tarihi uzun çarşıda 57 yıldır yorgancılık yapıyor. Elyaf karşısında pamuk yorganın kıyaslanamayacak kadar değerli olduğunu belirten Çırpar, “Sağlık açısından pamuk yorganın yerini hiçbir şey tutmaz. Ağırlıklı olarak kırsal kesime çalışıyoruz. Kent insanı pamuk yerine ne yazık ki suni elyafı tercih ediyor” dedi.

banner288
Yorgana adanan ömür…
banner291

İlçede kendisi gibi 4-5 tane yorgan ustası kaldığına işaret eden tecrübeli usta, “Çırak yetişmiyor. İş potansiyelimiz düşük, anne babalar artık çocuklarını meslek öğrensinler diye yanımıza vermiyor. Onlar da haklı” diye konuştu.

Soğuk kış günlerinde sıcacık yatağımızda sağlıklı bir uyku çekmenin en önemli şartlarından biri hiç kuşkusuz sarınıp, sarmalandığımız yorganlar. Yorgan ve yorgancılık Anadolu kültüründe yüzyıllardır köklü bir geçmişe sahip. Türkülerimizden, özdeyişlerimize uzanan geniş bir yelpazade hayatımıza giren yorgan günümüzde hemen hemen her sektörde olduğu gibi değişime uğradı. Pamuktan imal edilen yorganlar hızla yok olmaya başladı. Onların yerine büyük markaların vitrinlerinde birbirinden alımlı renklerde ‘elyaf’ yorganlar boy göstermeye başladı. Oysa, eski sağlıklı pamuk yorganlar taşra kasabalarının tenha çarşılarına gizlenmiş büyük yürekli birkaç usta tarafından üretilmeye devam ediliyor. Yorganların üzerine işlenen ilmek ilmek motifler ise Türk kültürünün en güzel ve nadide örneklerini taşıyor.

PAMUK ÇOK DEĞERLİ

Bunlardan biri de, Tireli yorgan ustası evli ve yetişkin iki çocuk sahibi 68 yaşındaki Yusuf Çırpar. Tarihi uzun çarşıda tam 57 yıldır yorgancılık yapıyor. Elyaf karşısında, pamuk yorganın kıyaslanamayacak kadar değerli olduğunu belirten Çırpar, “Sağlık açısından pamuk yorganın yerini hiçbir şey tutmaz. Ağırlıklı olarak kırsal kesime çalışıyoruz. Kent insanı pamuk yerine ne yazık ki suni elyafı tercih ediyor” dedi. İlçede kendisi gibi 4-5 tane yorgan ustası kaldığına işaret eden tecrübeli usta, “Çırak yetişmiyor. İş potansiyelimiz düşük, anne babalar çocuklarını meslek öğrensinler diye yanımıza vermiyor. Onlar da haklı” diye konuştu.

Yorgancılık ile nasıl tanıştınız?

Ailem, Üsküp’ten göç etmiş. İkinci kuşak olarak ben Tire doğumluyum. Çocukluk yaşlarında çıraklık ile başladığım mesleğimi büyük bir aşkla halen sürdürüyorum. 1977’de, tarihi uzun çarşıdaki işyerimi açtım. Sağlığım elverdiği sürece de devam ettireceğim.

Mesleğinizin geleceği var mı?

Neredeyse 15-20 yıldan buyana yanıma mesleği öğrenmek için kimse gelmedi. Çırak yetişmiyor. İş potansiyelimiz düşük, anne babalar çocuklarını meslek öğrensinler diye yanımıza vermiyor. Onlar da haklı. Bazı tarihi meslekler var. Örneğin, nalbantlık gibi yorgancılık da en fazla 10-15 yıl içinde yok olur. Bu tür meslekler üniversiteler tarafından geliştirilecek sosyal projelerle koruma altına alınmalı. Keçecilikte böyle bir proje geçmişte başarıyla hayata geçirilmişti. Yorancılıkta da niye olmasın?

Yorgana işlenen motiflerden bahseder misiniz?

Pamuk yorgana işlenen motifler yorgancının ustalığını gösterir. Desen desen motifler köklü bir geçmişe sahip. Çoğunu ustalarımızdan öğrendik. Kendimizin de zaman içinde geliştirdiği motifler oluyor. 40’ı aşkın motif biliyorum. Hepsi de ezberimde. Bunlardan en çok tercih edilenler arasında, ‘fırıldak’, ‘beş göbek gül’, ‘üzüm salkımı’, ‘güneş motifi’, ‘yonca’, ‘tırpan’, ‘selvi’ ve ‘tavus kuşu’ gibi modelleri sayabilirim. Albümümüzdeki fotoğraflardan müşterimiz istediği motifi seçiyor. Yorganı hazırladıktan sonra işlemeye başlıyoruz. Zor ve meşakkatli bir mesleğimiz var.

Yorganı dikip, işlemek ne kadar sürüyor?

Yorganın motifli veya motifsiz olmasına göre bu süre farklılıklar gösteriyor. Motifsiz, düz yorganı yaklaşık 4-5 saatte dikerken, motifli yorganlar 1 ile 3 gün arası sürebiliyor. Motiflere göre işçilik ve harcanan emek de değişiyor. Fiyat aralıkları ise 250-350 lira arasında değişiyor. Yorganın pamuğunu isterse müşterimiz kendi getirebiliyor.

Gelin çeyizlerindeki pamuk yorganlar artık unutuldu mu?

Eskiden, her gelinin çeyizinde mutlaka pamuk yorgan bulunurdu. Yorganın çokluğu çeyizin de zenginliğine delaletti. Şimdilerde, şehirlerde yaşayan kent insanı pamuk yorganı terk etti. Yerine petrol ürünü elyafı tercih etti. Oysa, doğal pamuk yorganlar elyaflara göre çok daha sağlıklı. Yatakta insan bedenini daha güzel sarıyor ve terletmiyor. Müşterilerimizin büyük bir bölümü dağ köylerinden. İşlemeli pamuk yorgan geleneği köylerde halen sürüyor. Dilerim, kentlerde de insanlarımız tekrar pamuk yorganlara dönerler.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Kerim Türkmen
Kerim Türkmen - 1 ay Önce

Yusuf ustam çok güzel anlattın Allah sağlık versin

BİR DERVİŞ
BİR DERVİŞ - 1 ay Önce

KOCA BİR ÖMRÜ YORGANA ADADIYSA ALLAH AFFETSİN. KEŞKE ALLAHA ADANAN BİR ÖMÜR OLSAYDI.

SIRADAKİ HABER

banner275