banner277

Bilişim suçları veya siber suçlar nedir?

Hepimizin malumu olduğu üzere, gelişen teknoloji ve çağımız ilerlemeleri ortaya yepyeni suç türleri çıkarmış durumda. Fakat aynı zamanda birçoğumuz bu konuda hiçbir fikir sahibi değiliz. Ancak Türk Ceza Kanunu'na göre, kanunları bilmemek bir bahane değil. Yani bir suç işlediğinizde, o suçun TCK'da suç olarak düzenlenmiş bir eylem olduğunu bilmiyor olmak, sizi hiçbir şekilde ceza almaktan kurtarmıyor.

Bu nedenle, halkımızı da bilgilendirmek adına, Bilişim sistemleri kullanılarak en çok işlenen suçlar ve bunların cezaları hakkında bir derleme yazısı yazmak istedik. Bu noktada, isterseniz öncelikle bilişim sistemleri kullanılarak işlenen suçlardan en bariz olanlarını bir sayalım. Fakat dikkat etmemiz gereken, bilişim sistemlerinin hayatımıza girmesiyle oluşan yepyeni suç türleri ortaya çıktığı gibi, aynı zamanda eskiden var olan suçların, bu sistemleri aracı yapmak suretiyle işlenebilmesi de mümkün hale gelmiştir. Bu nedenle, yazının devamında, saf bilişim sistemi suçları olarak anacağım, yani sadece bilişim sistemi üzerinden işlenen suçlarla, karma suçlar olarak anacağım, aslında bilişim sistemi olmaksızın da işlenebilen, ancak genellikle bu sistemden faydalanarak işlenen suçlar arasında bir ayrım yapalım.

KARMA SUÇLAR

1-) SUÇTAN KAYNAKLANAN MALVARLIĞI DEĞERLERİNİ AKLAMA

Bu suç türünü, halk arasında kara para aklama eylemi olarak da biliyoruz. Yani aslında hukuka aykırı bir eylemle veya suç işleyerek elde edilmiş ekonomik değerleri, örneğin: Uyuşturucu satmak, fuhuş vb. sanki hukuka uygun yollarla elde etmiş gibi göstermek adına yapılan eylemler bu düzenleme kapsamında cezalandırılmaktadır. Bilişim sistemleri hayatımıza girmeden evvel de bu suç işlenebilmekteydi. Ancak artık bilişim sistemleri kullanılarak çok daha kolay işlenebilmektedir. Zira bankacılık ve alışveriş işlemlerini internet üzerinden yapmamız ve yine sanal para değerlerinin ortaya çıkışı, gelirin kaynağının takibini zorlaştırmaktadır. Örnek vermek gerekirse, Breaking Bad adlı bir dizide, uyuşturucu ticaretinden elde dilen paranın, kanser hastası bir adama toplanan bağışlar gibi gösterilmesi sağlanmıştı. Bunun içinde, bir hacker, sahte bir site oluşturmuş, KANSER HASTASI BAY J'YE, DESTEK OLUYORUZ, Yazan bu sitedeki iban numarasına, dünyanın çeşitli yerlerinden insanlar sanki az veya çok para atmış gibi göstermiştir. Oysa bu paralar, daha öncesinde kredi kartı çalıntı olan (ki bu tür banka ve kredi kartı hesaplarının ne yazık ki internetin karanlık taraflarında satıldığı bilinmektedir. Kişilerin internet bankacılığı üzerinden yapılmış transfer işlemleridir. Böylece havuzda toplanan paranın kaynağı, çeşitli kişilerden gelmiş bağış gibi görünüyordu. Hacklenen banka hesapları ise, kişilerin zaten çalındığı için artık kullanmadığı veya ilgilenmediği ya da ölmüş ya da kayıp kişilere ait hesaplar olduğundan, ortaya çıkmıyordu. Yine PİZZAGATE skandalında olduğu gibi, online yemek ve alışveriş siteleri üzerinden uyuşturucu, çocuk veya kadın ticareti gibi suçlar işlendiği, ancak görünür de yüklü alışverişler yapılmış gibi gösterildiği bilinmektedir. Bu sadece bir örnek olup eldeki suç başka birçok şekilde de işlenebilir. Ancak yukarıda attığımız örnek, suçun bilişim sistemleri kullanılarak işlenmesine bir örnektir. Zira sahte site tasarımı, çalıntı hesapların hacklenmesi gibi işlemler suçun işlenmesini kolaylaştırdığı gibi, coin, sanal alışveriş vb.nin hayatımıza girmesiyle, kara para aklama eylemleri de oldukça çeşitli bir hal almış oluyor. Bu noktada elbette teknolojiye düşman kesilmeyeceğiz, ancak 3D secure kullanmayan sistemlerden alışveriş yapmamak ve hesabınızda size ait olmayan bir hareket görmüş olduğunuz takdirde, işin içinden kendiniz çıkmak yerine derhal bir avukata yahut adli birimlere başvurmanız da fayda vardır.

2-)DOLANDIRICILIK

Yine yukarıda verdiğimiz örnekten devam edecek olursak, gerçekte var olmayan bir kişi veya durum adına, bağış adı altında para topladığınızı beyan ederek, yukarıdaki örnekteki gibi bir site ile, bu kez hacklenen kredi kartları üzerinden, suç konusu bir malvarlığını değil de,  gerçek kişilerin kendi rızaları ile kendi paralarını gönderdiğini düşünürsek, ortada kişilerin duygularını ve algısını, başka bir duruma yönelterek kendi yararına ekonomik gelir elde etme durumu oluştuğundan, kara para aklama değil de, dolandırıcılık suçu işlenmiş olur. Ancak ortada bu suçun işlenmesi için kurulan sahte bağış sitesinin varlığı, suçu bilişim sistemlerinden yararlanarak işlememize neden olacaktır. Bu da suçun nitelikli halidir. Yani sanığın, profesyonelliği gözetilerek, daha fazla ceza almasından bahsediyorum. Yoksa dolandırıcılık suçu başka birçok şekilde de işlenebilmektedir. Ancak artık kişilere kendilerini hakim, savcı, icra memuru, polis olarak tanıtan kişiler dahi bunları elimizin altındaki telefonlar ile yapmaktadır.

3-)HIRSIZLIK (BİLİŞİM SURETİYLE HIRSIZLIK VE KREDİ KARTLARININKÖTÜYE KULLANILMASI)

Burada iki suç türüne beraber değineceğiz, ancak, ülkemizde özellikle yaş ortalaması yüksek kişilerin teknolojiye uyum sağlayamaması nedeniyle şimdi bahsettiğimiz suç türünün çok fazla mağduru olduğu kanaatindeyim. Zira kişiler, emekli maaşlarını çekmeleri için akrabalarına veya tanıdıklarına doğrudan şifresini de verdikleri ATM kartını teslim etmekte, ancak profesyonel suçlular, ATM kart şifresiyle doğrudan parayı ATM'den çekerek çok tipik bir hırsızlık suçu işlemek yerine daha karmaşık bir yol izlemektedir. Zira günümüzde ATM kameralarının varlığı, bu kişileri suçu başka şekilde işleyerek yakalanmanın önüne geçmeye doğru itmiştir. O da ATM'de fiziksel olarak bulunmak yerine, kart sahibinin şifresi aracılığıyla akıllı telefondan internet bankacılığı işlemi yapmak, bu şekilde, onlara ait bir parayı, başka bir hesaba transfer etmeleri şeklinde gerçekleşmektedir. Ancak, bu kez de, gönderilen hesabın sanığın kendi isim soy ismine ait olması, yine yakalanmalarına sebep olmaktadır. Bu yüzden sanıklar, kartını çaldıkları üçüncü bir kişinin hesabına, parayı transfer etmek, bu şekilde ne gönderici ne de alıcı hesap ile ilişkilenmeyerek bu suçu işlemektedirler. En sık bu şekilde işlenen suçu kanıtlamak çok zor olup, para transferini bu şekilde rızaya aykırı yapan gerçek kişinin, paraları gönderdiği çalıntı kişinin kartını kullanması da aynı zamanla suç konusuyla hiç ilgisi olmayan kişilerin mağdur olmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu komplex işlemde ortada hem hırsızlık hem de kredi kartlarını kötüye kullanma, ele geçirme suçu oluşurken, sanığın göndericiden parayı kendi namına almasında ise, duruma göre hırsızlık, duruma göre güveni kötüye kullanma suçu oluşabilmektedir. 

4-) HAKARET-CUMHURBAŞKANI’NA HAKARET

 Hakaret suçu, hepimizin aşina olduğu bir suç olması bir yana artık çoğunlukla sosyal medya platformları üzerinden işlenmektedir. Özellikle, twitter, facebook, instagram gibi çok yaygın kullanılan sosyal medya platformlarında kişiler, belli bir durum veya haber üzerine tartışabilmekte, bu durumda birbirlerine hakaret edebilmekteler. Bunu yazılı bir metin olarak, bir görselle veya video ile bile yapabilirler. Ayrıca hakaret eden kişilerin hesapları sahte dediğimiz, fake hesaplar olsa bile, İP adresi veya hesaba giriş yapılan cep telefonu numarası ile mail adresi bilgisinin tespiti üzerinden de hakaret eden gerçek kişinin kimliği tespit edilebilmekte ve yargılaması yapılabilmektedir. Ancak hakaret suçunda, suçun basın ve yayın yoluyla işlenmesi bir nitelikli hal olarak yazmış olup, açıkça bilişim sistemleri denmediğinden, kişiye özel mesaj yoluyla hakaret etmek (üçüncü kişilerin görmediği şekilde) bu suçun kapsamına girmemektedir. Burada önemli olan tartışma ise, isnat edilenlerin kişilerin onurunu zedeleyici mi olduğu, yoksa ifade özgürlüğü mü olduğu tartışmasıdır. Özellikle gazeteciler tarafından çok sık düşülen bir ikilemdir. Zira yargılaması devam eden kişi, soruşturma aşamasında şüpheli, kovuşturma aşamasında sanık olarak adlandırılır, ancak hüküm kesinleşmedikçe, sosyal medya ve basın platformlarında hakkındaki iddiaların bazıları, kesin hükümler içermesi nedeniyle işbu suçun veya yerine göre iftira suçunun kapsamına girebilir.

 TEHDİT ve İFTİRA SUÇLARI DA YİNE HAKARET suçunda olduğu gibi tahmin edebileceğiniz üzere, sosyal medya üzerinden sıklıkla işlenebilmektedir.

5-) KİŞİSEL VERİLERİN ELE GEÇİRİLMESİ

KVKK' dediğimiz, kişisel verileri koruma kanunun hayatımıza girmesi sayesinde, artık bir kuruma, bir kişiye veya devlete dahi herhangi bir sebeple verdiğimiz birçok bilgimiz koruma altına alınmıştır. Örneğin bugün bir online sipariş dahi verebilmek için, ilgili sitelere, ev adresimizden, cep telefonu numaramıza kadar birçok bilgiyi kendi rızamızla girdiğimiz göz önünde bulundurulursa, böyle bir sitenin hacklenerek verilerin yayılması durumunda da bu suçun oluşabileceğini, ya da kötü niyetli kişilerin bu verilere, bilişim sistemlerini kullanmak suretiyle ulaşarak, bu bilgilerden yararlanmak suretiyle tehdit ve şantaj gibi suçları işleyebileceği açıktır. Zira günümüzde artık eski usul bir arşivleme sistemi olmayıp, birçok verimiz devlet kurumlarında dahi bilgisayar sistemleri aracılığıyla depolanmakta ve arşivlenmekte olduğundan. Bu suçun da bilişim sistemleri kullanılarak işlenebileceği barizdir.  Örneğin bugün sağlık durumumuz dahi E-NABIZ sistemi altında arşivlenmektedir. Buna benzer bir sistemin verilerinin ele geçirilmesi, yayılması söz konusu olmasa bile suçtur. Yine mesleği gereği veri depolarken dikkatle davranmakla yükümlü kişiler özellikle bu suçun faili olabilirler. Ancak KVKK çok daha geniş bir konu olup ,onu başka bir yazıda ele almalıyız.

 ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL -HABERLEŞMENİN GİZLİLİĞİNİ İHLAL

Fakat, örneğin bir hastaneye, ya da yemek sipariş ettiğimiz bir sitelerdeki genel verilerimize değil de her gün kullandığımız, Facebook, İnstagram, Twitter gibi sosyal medya profillerimize girilerek, buradaki var olan özel konuşmalarımıza ulaşılırsa, ne olur? Yine Kişisel verileri ele geçirme suçu mu oluşmaktadır? Hayır. Yani adresimiz, boyumuz, kilomuz veya cep telefon numaramız gibi genel verilerimiz değil de, özel alanımızın en mahrem yerlerinden biri olan özel iletişim ve diyaloglarımızın, görsel ve videolarımızın izlenmesi, ulaşılması ve yayılması ise özel hayatın gizliliğini ihlal veya yerine göre haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarını oluşturmaktadır. Yine tekrar edelim, tüm bu suçlar, bilişim sistemleri olmaksızın da işlenebilir, örneğin benim günlüğümü okuyarak da özel hayatın gizliliğini ihlal edebilirsiniz. Ya da komşunuza gelen mektubu açarak da haberleşmenin gizliliğini ihlal edebilirsiniz. Ancak artık daha çok mailini açacağınızı düşünüyorum

YORUM EKLE

banner274