banner277

Ne ekersen, onu biçersin

 “Bir tane kız mıdır, kadın mıdır bilemem?”, “Kadına şiddet abartılıyor."( kadın cinayetleri son 7 yılda %1400 artmış), "Makyaj yapan kadının kaportası bozuktur", “Ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum”,  “Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum.", “Kızlı-erkekli aynı evde ne yapıyorlar belli değil” - R. Tayyip ERDOĞAN... “Kadın iffetli olacak, herkesin içinde kahkaha atmayacak" -  Bülent ARINÇ… “Tecavüzcü, kürtaj yaptıran tecavüz kurbanından daha masumdur." – A. Sefer ÜSTÜN / AKP Milletvekili, İnsan Hakları Komisyonu Başkanı…"Örtüsüz kadın perdesiz eve benzer, perdesiz ev ya satılık ya da kiralıktır" - Süleyman DEMİRCİ / AKP Ünye Tanıtım ve Medya Başkanı… “Tecavüze uğrayan doğursun, gerekirse devlet bakar." – Recep AKDAĞ…   “Nişanlıların flört etme, dost hayatı yaşama, dedikoduya mahal verecek şekilde baş başa kalmaları, öpüşmeleri, el ele tutuşmaları gibi İslam’ın onaylamadığı davranışlardan uzak durmaları gerekir.” Diyanet İşleri Başkanlığı… “Kızlarına sahip çıksalarmış." - Celalettin CERRAH / Münevver Karabulut cinayeti hakkında... “Bir hanım, aşırı dekolte ile bir yere giderse kabul edilebilir mi? Bir sunucu öyle bir kıyafet giymiş ki olmaz böyle.” - Hüseyin ÇELİK / AKP Genel Başkan Yardımcısı(Sunucu işinden oldu.)… “Kadın ahlaklı olsun, kürtaj yapmak zorunda kalmasın.", “Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün? Anası ölsün." - Melih GÖKÇEK…  “Hamile kadının sokakta dolaşması terbiyesizliktir!” Ömer Tuğrul İNANÇER:.. “Kadın car car konuştuğu için, o yüzden ben böyle kadınların şiddeti hak ettiğini düşünüyorum.” Sibel ÜRESİN / AKP’nin yaşam koçu ve aile danışmanı) 

Mardin’de 13 yaşındaki N.Ç. 26 kişinin tecavüzüne uğradı. Mahkeme “Sanıklarla kendi rızasıyla birlikte oldu” dedi, Yargıtay da bu kararı onadı(Oysa N.Ç. korumaya alındığı zaman oturamaz haldeydi. Dört kez ameliyat oldu. Hem psikolojik hem de fiziksel tedavi gördü. Adı değiştirilip okula kaydı yapıldı.) Sanıklar zaman aşımından yararlanıp serbest kaldılar. 

Yukarıdaki alıntılar, kadını, bedeni daha çok bacak arası ile sınırlandırmış, kadının başka uzuvları (beyni) olduğunu dikkate almayan bir düşünce tarafından idare edildiğimizin kanıtıdır. Siz yıllarca kadın bedeni üzerinden siyaset yapın, iktidarın kadın milletvekilleri ses çıkarmasın, kadın vücudunun bir siyasi araç olmadığını haykırmasın, cezalar caydırıcı olmasın, mahkemeler mağdurdan yana değil suçludan yana kararlar alsın. Sonunda bunların yaşanması gayet normal. Ne ekersen onu biçersin. 

Ve geçen hafta üniversite öğrencisi 20 yaşındaki Özgecan Aslan Mersin’in Tarsus ilçesinde bindiği minibüste tecavüze edilip bıçaklanarak öldürüldü, cesedi ormanlık alanda yakılmış halde bulundu. Anne baba 20 yıl üzerine titresin, birkaç sapık vahşice öldürsün. İşin en kötüsü "Canım o saatte dışarıda ne işi varmış, minibüse binmeseymiş" diye zırvalayanlar!  Bir yandaş gazeteye göre Özgecan Uğur Dündar ve Soner Yalçın’ın önerdiği yaşam tarzıyla birebir örtüşen hayat yaşadıkları için öldürülmüş. Özgecan sizin de kızınız, kardeşiniz olabilirdi! Sanki orman kanunu geçerli. Hayvan gibi kızı kapıyorsun, tecavüz edip yakıyorsun. Sonra nasıl olsa “Rızası vardı, sevgilimdi” deyip ceza almayacağını biliyorsun. 

Bu kozu onların eline sen veriyorsun ey hukuk. Asıl hafif sensin. O kararı alan mahkeme, N.Ç’nin zanlılarla isteyerek birlikte olduğunu söylerken ne düşünüyordun? Hangi adaleti savunuyordun? En iyisi herkes kendisini kollasın. Adaletten medet ummasın. “Çocuklarınıza çığlık atmayı öğretin” diyen Aile bakanı, Özgecan yalnız çığlık atmakla kalmamış, direnmiş, biber gazı da sıkmış. Çığlığını duymadın mı? Oturduğun yerden konuşmak kolay. Bakan olarak kadına şiddeti önlemek için ne yaptın? Söylediğiniz sözlerle kızlarımızı, kadınlarımızı hedef göstermiş olmadınız mı? Attığı tweetle savcıları hedef gösteriyor, diye Gazeteci Sedef Kabaş’ı gözaltına alan savcılar nerede? Yukarıdakiler suç unsuru değil mi? Kadın kahkaha atamaz, dekolte, mini etek giyemez, kızlı-erkekli oturulmaz, sokakta sevgilisinin elini tutamaz, ama sokakta bıçaklanabilir, tecavüze uğrayabilir, dayak yiyebilir. Çünkü ahlaklı ülkeyiz.

İktidara geldiğinde “Toplum çökmüş, ahlakı güçlendirip dindar nesil yetiştireceğiz” diyenler 13 yılda ne yaptı? Mahallenin namusu v.b. çarpıtmalar dışında ne var? Ciddi bir önlem, yaptırım, ceza artışı var mı? Adalet Bakanlığı verileri, Türkiye'de kadınlara yönelik cinayetin 2002’den sonra % 1400 arttığını gösteriyor. Okullar önünde peynir ekmek gibi uyuşturucu satılıyor. 2002-2013 yılları arasında uyuşturucu kullananların oranı % 658 artmış. AKP'nin iktidara geldiği yıllarda 70 binlerde olan imam hatipte okuyan öğrenci sayısı özellikle 4+4+4 olarak bilinen düzenlemenin ardından 2013-14 eğitim öğretim yılında 714 bine ulaşmış. Hani dindar nesil? Her dindar olan ahlaklı da olmak zorunda. Yani yalnız dindarlık yetmiyor.
Dünyada cinsiyet eşitliği sıralamasında 135 ülke arasında 124. sıradayız. Mecliste "kadın" kelimesi aşağılama amaçlı kullanılırken salon alkıştan yıkılıyor. Bir kadın vekilin erkek vekile soru sorarken bakışı bile, "göz zinası", "flört" gibi yansıtılabiliyor. Ana/avrat küfür etmek, "leşini sererim" demek, erkekliğin şanından sayılıyor. Oysa Atatürk kadını erkeğin arkasından aldı, erkeğin yanına koydu. Kadını erkeğin kulu gören zihniyete karşı her zaman mücadele verdi. Kızlı erkekli okusunlar, diye okullar açtı. Kadın evlendikten sonra mağdur olmasın, diye Medeni Kanun getirdi. Bu karanlık günler yine bitecek, kadınlar yeniden Atamın izinden yürüyecek.

Özgecan, kadınların doğumu, kürtajı, kahkahası, yürüyüşü, oturuşu, gülüşü, giyinişi üzerinden siyaset yapıldığı bir sistemin kurbanıdır. Kadın cinayetlerini pantolon - eteğe indirgeyip katili aklayan bu erkek egemen zihniyet yok edilmedikçe hiçbir yerde güvenliğimiz yok demektir. Ben bu tür cinayetleri yapanlar, çocuklara cinsel taciz ve tecavüzde bulunan şerefsiz yaratıklar için aflardan yararlanmayacak şekilde ömür boyu hapis cezası istiyorum. Saygılarımla, hoşça kalın.
YORUM EKLE

banner276