banner277
banner264

Karanlıklara lanet, aydınlıklara selam olsun

Tire Demokrasi Platformu üyeleri, 2 Temmuz 1993 Yılı’nda Sivas’ta yaşanan olaylara ilişkin basın açıklaması yaptı.

banner288
Karanlıklara lanet, aydınlıklara selam olsun

 Tire Demokrasi Platformu üyeleri, 2 Temmuz 1993 Yılı’nda Sivas’ta yaşanan olaylara ilişkin basın açıklaması yaptı.

 

Ergün ÇELİK

Tire’de Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran Demokrasi Platformu üyeleri sloganlar eşliğinde Sivas’ta yapılan katliamı kınadı. Platform adına basın açıklamasını Tire Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Murat Özan yaptı. Özan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi;

“Toplumsal olaylar durup dururken, birdenbire ve hiçbir işaret vermeden ortaya çıkmazlar. Ayrıca her toplumsal olayın ardında birden çok neden, yani birden çok belirleyici öğe vardır. Bu her iki ilke, Sivas olaylarının çözümlenmesinde de aynıyla geçerlidir.

Edebiyatçılar Derneği 1994 yılında olay üzerine yayınladığı kitabın arka kapağında şöyle diyordu: ‘Hiçbir şey Birdenbire Olmadı! Önce ezanı Arapçaya çevirdiler. Dinlediniz. Sonra ‘Siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz’ dendi. Demokrasi sandınız. Sonra bir çığ gibi Kuran kursları, İmam Hatip okulları açıldı, Din dersleri anayasal zorunluluk oldu. Kabullendiniz. Tesettür arttı, cami sayısı okulları geçti, İnanç özgürlüğü saydınız. Giyim kuşama müdahale ettiler, Oruç tutmayanı öldürdüler. Şaşırdınız. Daha sonra bilim adamı ve yazarları vurdular. Milletvekili ve gazetecileri parçaladılar. Şairleri ve dansçıları yaktılar. Kimin yaptığını düşünüp durdunuz. En sonunda kapınızı ÇALACAKLAR, Size kendinizden başka yardım edecek kimse KALMAYACAK!

Aziz Nesin, 2 Temmuz 1994"de, Express dergisindeki söyleşisinde şöyle diyordu:

"Aydınlarımız ah-vah edebiyatı yaparak sokaklarda "Türkiye İran olmayacak" sloganları attılar. Türkiye hiç İran, Cezayir olur mu? Türkiye, Türkiye olur, gerici bir Türkiye olur. İşin kaynağına inmek lâzım. Aydınlarımız katliama katılanların cezalandırılmasını istiyor sadece. Onlar cezalandırılırsa Türkiye kurtulacak mı? Asıl tepki gösterilecek olan yıllardan beri izlenen politikalar ve politikacılardır. Bizler düşünen bir toplum değiliz, o nedenle eğer bir çıkış yolu aranacaksa düşünmeyi öğrenmeli ve duyarlı olmalıyız. Ancak ne yazık ki şu ana kadar iyiye ve güzele yönelik hiçbir gelişme yok. Tüm bunlar ülkemizde daha onlarca Sivas, onlarca Maraş olayı yaşanacağının göstergesidir."

Katliamı gerçekleştirenlerden bir grup yakalanır, yargılanır ve çeşitli cezalara çarptırılır. Ya katliamı seyredenler, yıllardır bu ve bunun gibi katliamlara ortam hazırlayanlar? Onlar hâlâ aramızdalar.

16 Şubat 1969"da Taksim Meydanı"nda...

07 Temmuz 1969"da Kayseri"de...

24 Temmuz 1969"da Konya"da...

01 Mayıs 1977"de yine Taksim Meydanı"nda...

16 Mart 1978"de Beyazıt Meydanı"nda...

03 Eylül 1978"de Sivas"ta...

25 Aralık 1979"da Kahramanmaraş"ta...

04 Temmuz 1980"de Çorum"da...

02 Temmuz 1993"te Sivas"ta...

12 Mart 1995"te Gazi Mahallesi"nde...

Liste uzayıp gidiyor. Bütün bu "olay"ların gerçek failleri, yönlendiricileri hâlâ meçhul!

Bütün bu "olay"ların hemen hepsi için "sorumluların" yaptıkları açıklamalarda ortak bir neden göze çarpmakta: Tahrik... Şimdi, bu katliamları gerçekleştirenlere soruyoruz: Ne çok tahrik oluyorsunuz?..

Katliamı "Aziz Nesin"in "tahriklerine" bağlayarak açıklayanlar; yani hükümet ve utanmazca yalan yayın yapan basın, katliamı "anlaşılır" kılmak için elinden gelen bütün çabayı gösterirler. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar hâlâ "mızrak çuvala sığmamaktadır". Bu bir katliamdır. Öncelikle bu katliamı yapanları lanetlemeyip, "ama"lı ve "fakat"lı açıklamalar, yorumlar getirenlerin maskesi tarih karşısında düşmüştür. Çünkü, katilleri savunmanın aması, fakatı olamaz!...

2 Temmuz 1993’te Sivas’ta hemen herkesin bildiği, adım adım gelişen bir cinayet işlendi. Fütursuzca, korkusuzca sokakları dolduran kara kalabalıklar sonunda amaçlarına ulaştılar. Cehennem Ateşi'ni yaktılar. On binlerce kişinin fiili katılımıyla, bütün bir şehrin, bütün bir ülkenin, bütün bir toplumun ve tekmil devletin gözleri önünde saatlerce süren bir katliam gerçekleştirdiler. Bu nedenle katliamın sorumluları, daha sonra yargılanan veya aranan birkaç kişi değil, bütün şehir, bütün ülke, bütün toplum ve tekmil devlettir. 

2 Temmuz 1993 günü gerçekleştirilen insanlık dışı SİVAS KATLİAMI, tarihte kara leke olarak yerine çoktan almıştır. Karanlıklara lanet, aydınlığa selam olsun. 


 

Güncelleme Tarihi: 04 Temmuz 2015, 07:21
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner276