Gündem:
ADD Tire:  Cumhuriyet değerlerinden uzaklaşmanın bedelini ödüyoruz
banner157
banner155

Yaşananlarla ilgili olarak basın açıklaması yapan Atatürkçü Düşünce Derneği Tire şubesi, şu ifadelerde bulundu; 
“15 Temmuz 2016 gecesi, Türk Silahlı Kuvvetleri içinde yuvalanan bir grup Fethullahçı asker tarafından yapıldığı iddia edilen dış destekli darbe girişimiyle ilgili olarak, aşağıdaki konuların kamuoyuyla ve örgütümüzle paylaşılmasında yarar görülmüştür.
Demokrasiyi her tür karşıt güce karşı savunmak, Atatürk’ün kurduğu tam bağımsız, laik, demokratik cumhuriyete sahip çıkmak hepimizin birinci görevidir. Bu anlamda, demokrasiyle bağdaşmayan her türlü girişime karşı olduğumuzu belirtiyoruz.
Başta Atatürk’ün kan pahasına kurduğu TBMM olmak üzere, kamu kurumlarının bombalanması, masum insanların ölmesi ya da yaralanması, ordumuzun zaaf içinde gösterilmeye çalışılması, emniyet güçlerinin karşı karşıya getirilmesi, başkentin ve İstanbul’un gece boyunca şiddeti yaşaması kabul edilemez olaylardır. Böyle bir olayın dış destek olmadan yapılamayacağı gerçeğiyle, ülkemizin uluslararası alanda  dostunu düşmanını yeniden tanımlaması gerekecektir.
15 Temmuz  gecesi yaşanan korkunç olaylardan, başta Cumhurbaşkanı RTE olmak üzere tüm hükümet üyeleri ders çıkarmalı, bu noktaya gelişteki sorumluluklarını kabul etmelidir. “Ne istediler de vermedik” sözü bir gerçeğin itirafıdır.
Olayları sebepleri açısından incelerken  “siyasi iktidarın sorumluluğu” boyutuyla ele almak zorundayız.
AKP iktidarı boyunca Yüksek Askeri Şura toplantılarında “irticai faaliyetlerde bulunduğu” tespit edilen subayların tasfiyesi engellenmiştir.
Daha da kötüsü; iktidarın yabancı istihbarat örgütleri ve Fethullahçı yapı ile birlikte el ele sürdürdüğü Ergenekon-Balyoz operasyonlarıyla yüzlerce yurtsever subay tasfiye edilerek, Ordumuz içinde Atatürk Devrimlerine ve demokrasiye bağlı subaylarımızın varlığı ile dengeler alt üst edilmiş, devrimci uyanıklık örselenmiştir.
Yargı bu tabloyu destekleyecek cemaatçi unsurlarla doldurulmuştur.
İşte yaratılan bu başıboşluk ve çivisi çıkmış devlet düzeniyle; vatansız, vicdansız, eli kanlı insanlar eliyle, Türkiye’de ancak, “muz cumhuriyeti” olarak tanımlanabilecek bir ülkede yaşanabilecek olayların oluşmasına neden olunmuştur.
Bu durumda:
1.Emperyalizmin oyuncakları  FETÖ, IŞİD ve PKK, Türkiye’nin önündeki en yakın tehditlerdendir. Ulusumuzun birlik beraberlik içerisinde mücadele etmesi gereklidir.
2. Türkiye’yi 14 yıldır yöneten siyasi iktidar, TARİKAT VE CEMAATLERE gösterdiği yüksek hoşgörü ve işbirliği ANLAYIŞINI  gözden geçirmek zorundadır. Türkiye, “şeyhler, dervişler, müritler” ülkesi oldukça, bu ve bunun gibi olayların tekrar yaşanması her zaman mümkün olacaktır.
3. Girişimin engellenmesi nedeniyle Anayasa Değişikliği ve Başkanlık Sistemi konularında siyasi iktidarın ve taraftarlarının “azgınlaşmaması”, tam tersine bu amaçlarından vazgeçmeleri gereklidir. Tekrar ifade ediyoruz ki, yaşanan olaylarda parlamenter sistemin önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır. Erdoğan’ın, daha bir yıl önce söylediği “parlamenter sistem askıya alınmıştır” sözlerinin NE KADAR TEHLİKELİ olduğu şimdi daha iyi anlaşılmalıdır. Bugün sıklıkla ve doğru bir şekilde söylenen Gazi Meclis vurgusu, ülkemizin kuruluşunun, mayasının, kültürünün bir  gerçeğidir.  Bu anlamda, Meclisimizin gece açık tutulması ve siyasi partilerce gösterilen ortak tepki anlamlıdır.
Şimdi yapılması gereken, bu olayların sorumlularını ve taraftarlarını tüm kamu kurumlarında tespit etmek,  ancak bu kişilerin yerlerine yeni bir siyasal İslamcı anlayış yerine, kıdem ve liyâkatı gözeten, hakkaniyetli, yurtsever, Cumhuriyet değerlerine bağlı kadrolar getirmektir. Siyasi iktidar her zamanki fırsatçı anlayışı ile darbecilerin yanında kendisi için “tehlike” olarak kabul ettiği yurtseverleri tasfiye gibi bir siyasal manevraya asla girişmemeli, gerçek suçlular cezalandırılmalıdır.
Bu olay, AKP iktidarının demokratik sınırları daraltma girişimlerinin de sonu olmalıdır. Ülkemizdeki toplumsal kutuplaşmanın ve gerginliklerin kışkırtılmasından kaçınılmalıdır.
Sokakta rastlanan her askerin, “suçlu” ilan edilerek saldırıya uğramaları önlenmelidir.
TSK’nın kurumsal varlığı ve onuru özenle gözetilmelidir. Yaşadığımız kriz bölgesinde güçlü bir TSK’nın Türkiye’nin en önemli güvencesi olduğu unutulmamalıdır. Yaşanan darbe girişiminden sonra bir işaretle sokağa dökülenlerin yarattığı vahşet tablosu, siyasal iktidarın nasıl bir sivil örgütlenme hazırlığı içinde olduğunu da açığa çıkarmıştır.
Bağımsız yargıyı oluşturmak, üniversiteleri laik, bağımsız ve sorgulayan bir konuma getirmek, kuvvetler ayrılığını korumak, Anayasamızın değiştirilemez maddelerini asla tartışmaya açmamak ve etnik, mezhepsel politikalar yerine, Ulusal-Üniter devleti savunmak ve yeniden yaşama geçirmek öncelikli hedeflerimiz olmalıdır.
Yaşanan girişim Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesinin değerini bir kez daha ortaya koymuştur. Darbecilerin halkı kandırmak için sahte “sulh” sözcüklerinin  arkasına saklanmaları da ibret vericidir.
Halkımız sadece siyasal iktidar istediğinde değil, her türlü demokrasi dışı girişimlere karşı da meydanlara, sokaklara dökülebilmelidir.
Unutulmamalıdır ki, Atatürkçü Düşünce Derneği Atatürk Cumhuriyetine karşı  girişilen SİVİL DARBELERE DE karşıdır.
Gerçek demokrasiden bir kez sapılınca gecenin karanlığında nelerle karşılaşacağımızı sabah görmemek için Cumhuriyet ideallerine her zamankinden çok sarılmalıyız.
Türkiye muz cumhuriyeti olmayacaktır.”

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
MANTIKLI 5 ay önce

şi̇mdi̇ye kadar cumhuri̇yet vardi darbe olmuyordu şi̇mdi̇ cumhuri̇yetten uzaklaşildi darbe oldu mu demek i̇sti̇yorsun. buna çakallik deni̇r.
şi̇mdi̇ye kadar her 10 senede bi̇r darbe olurdu. şi̇mdi̇ i̇se akparti̇ sayesi̇nde mi̇llet ve devlet bi̇r bütün oldu. mi̇llet i̇lkkez dabeci̇lere darbe i̇le karşilik verdi̇.cumhuri̇yet ve demokrasi̇ye sahi̇p çikti. si̇zlere de bu mi̇lleti̇n zaferi̇ne kem küm lü yorumlar düşer. hadi̇ ordan çakallar si̇zi̇.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner153

Sertel: “Tire – Belevi yolunu unutturmam!”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Atila Sertel, dar ve virajlı olması nedeniyle sık sık ölümlü...

Haberi Oku