Çocuk olmak zor zanaat!
Okula gitmek, oyun oynamak varken çalışıp para kazanmak zorunda bırakılmak zor mesela.
Mesela; oyuncak bebeklerle oynama yaşında, gelin olup kendi bebeğini büyütmek zor.
Tam ve bembeyaz bir masumiyetle yaşayıp giderken; cinsel, ticarî veya fiziksel istismara uğramak zor.
Dünyaya gelir gelmez binlerce dolar borçlu duruma düşmek zor.
İmar ile işgal edilen oyun alanlarından, balkonlara sürülmek zor.
Okullar, kreşler, rehabilitasyon merkezleri, hastaneler, eczaneler, dershaneler tarafından sömürülmek zor.
Aile içi şiddete maruz kalmak, ailedeki huzursuzluktan mustarip olmak zor…
Büyüklerin savaş sevdası yüzünden öksüz, yetim kalmak… Hatta ölmek, zor…
Nükleer santrallerin gölgesinde büyümek;
Temiz hava yerine karbondioksit, azot, egzoz dumanı solumak;
Radyasyonla içli dışlı olmak zor.
Sınıflara kapatılmak (hem de defalarca);
Sınavlarda dört beş seçenek arasına sıkıştırılmak;
İstediğin okula gidememek; 
İstediğin mesleği seçememek zor!
Üstün yetenekli olup eğitilememek,
Özel eğitime muhtaç olup itelenmek;
Engelli olup engellenmek… 
Okulda öğretmenden,
Evde babadan,
Mahallede ağabeyden,
Camide hocadan korkmak;
Korkarak büyümek,
Büyürken korkmak zor! 
Birey olamamak,
Kabul görmemek,
Saygı duyulmamak zor!
Sahiplenilmemek,
Sokağa… Suça itilmek…  Zor!
Yoksulluk… Yoksunluk… Zor çok zor!
Velhasıl… Bu dünyada çocuk olmak çok ama çok zor!
Çok karanlık bir tablo çizdiğimin farkındayım. Birçoğunuza hatta hepinize bu tablonun abartılı geldiğinin de farkındayım. “Ben çocuklarımı böyle yetiştirmiyorum.” veya “Bütün çocuklar bu koşullarda yaşamıyor.” dediğinizi de biliyorum.
Ama bir tek çocuğun gözü yaşlı, bir tek yetimin gönlü kırıksa…
Kışın soğuğunda bir tek evladımız yalın ayaksa…
Hakkari’de Ömer açsa,
Edirne’de Bilal açıktaysa,
İzmir’de Hüseyin, Konya’da Halil okuyamıyorsa;
Afganistan’da Gülşerif topal,
Suriye’de Fuad çolak,
Irak’ta İzzet verem,
Filistin’de Besim körse, 
Ve yeryüzünde bir tek çocuk bile ölse
Bize rahat uyku haramdır!
Çünkü çocuk, çocuktur sadece.
Dini, dili, mezhebi, milliyeti, ideolojisi olmaz çocuğun.
Çocuk, çocuktur sadece.
Çocuk; çocuk olduğu için değerlidir, çocuk olduğu için güzel!
Sadece “çocuk olmak” bile, tek başına kâfîdir; sevgiyi, şefkati, merhameti ve yardımı hak etmek için…
Peygamberimiz çocuklar için
“Hiç bir ana-baba evlâdına iyi bir eğitimden, iyi bir ahlâktan daha değerli mîrâs bırakamaz.”  derken ,
Mustafa Kemal Atatürk diyor ki ;
Cumhuriyeti biz kurduk, siz yaşatacaksınız...
 
Küçük hanımlar, küçük beyler!
Sizler hepiniz geleceğin bir gülü,yıldızı ve ikbal ışığısınız.
Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz.
Kendinizin Ne Kadar Önemli, Değerli Olduğunuzu Düşünerek Ona Göre   Çalışınız.Sizlerden Çok Şey Bekliyoruz. (Atatürk Albümü-1992) demiştir. 


Bizlerde ;
Dünün çocukları, bugünün anne ve babaları; bayramınız kutlu olsun!
Bugünün çocukları, yarının anne ve babaları; bayramınız kutlu olsun!
Başta Mustafa Kemal ATATÜRK ve kahraman silah arkadaşları olmak üzere, bu değerli bayramı ve Ulusal Egemenliği yüce milletimize armağan eden tüm gazi ve şehitlerimiz; sizleri saygı, şükran, minnet ve rahmetle anıyoruz. Hakkınızı helal ediniz! Ruhlarınız şâd olsun! 


“23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI”MIZ KUTLU OLSUN!

  SÜLEYMAN ÖVÜL - Abalı Zeybek EFE